• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
4 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Yazarlar Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ

Dr. Bülent Toptaş yazdı: ABD’nin enflasyonla mücadelesinin dünü, bugünü, yarını

ABD'nin enflasyonla mücadelesinin mevcut koşullar ve politikalarla kısa dönemde kesin bir başarıya ulaşması zor.

- editor
Ekim 21, 2022
- Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ, Güncel
Ayhan Bülent Toptaş

Dr.Ayhan Bülent Toptaş

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Fed’in ayağını gazdan çekmesi (varlık alımlarını sıfırlaması) ve kademeli olarak frene basmaya (faiz artışlarına gitmesi) başlamasının üzerinden yedi ay geçti ama o zamandan bu yana ABD enflasyonunda yarım puanlık bir düşme bile görülmedi. Enflasyon hala yüzde 8’in üzerinde seyretmeye devam ediyor. Halbuki, çok değil, bir buçuk sene öncesine kadar ABD enflasyonu % 1,5 ile 2,5 arasında bir yerlerdeydi ama geçen yılın bahar aylarından itibaren enflasyon bu ülkede büyük bir atağa geçti ve aşamalı bir şekilde yükselerek son 40 yılın rekorunu kırdı.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Bu enflasyon tablosu hiç şüphesiz dünyanın ve ABD’nin son zamanlarda içinde bulunduğu koşullar ile pandemi sürecinde bu ülkede uygulanan para ve maliye politikalarının bir sonucu. Covid-19 pandemisinden önce dünyada ve özellikle sanayileşmiş ülkelerde enflasyonla ilgili göstergeler epeyce olumluydu. Bunda teknolojik gelişmelerin, genişleyen dünya ticaretinin rolü büyüktü. Küreselleşmenin rekabeti kızıştırması da bu trendin oluşmasına katkı sağlamıştı. Ayrıca, ücretli kesimin örgütlenmesinin ve toplu pazarlık gücünün zayıflaması nedeni ile verimlilik artışlarının ücret artışlarına yansımaması da dünya genelinde fiyat artışlarını yavaşlattı. Diğer yandan, varlık alımlarına yönelik talep de tüketici enflasyonunun üzerindeki baskıyı azalttı.
Ocak 2020’de dünyada yayılmaya başlayan pandemi bu süreci daha da hızlandırırken, ABD’de de ciddi bir resesyona yol açtı. Grafik 1’de de görüldüğü gibi bu olağanüstü gelişmeyle birlikte Ocak 2020’de yüzde 2,5 civarında olan ABD enflasyonu Mayıs 2020’de yüzde 0,1’e kadar geriledi.
Olağanüstü Parasal ve Mali Genişleme
Fed ve ABD hükümeti bu pandeminin yarattığı resesyona olağanüstü parasal ve mali bir genişleme ile karşılık verdiler. Bunun sonucu olarak ülkede enflasyon 2020’nin ortasından itibaren kademeli olarak yükselmeye başladı ve bu yılın Haziran ayında yüzde 9,1’lik tepe noktasına ulaştı. Tabii ki bunda parasal genişlemenin büyük rolü oldu. Grafik 2’de görüldüğü gibi Fed’in yoğun varlık alımları ve faiz indirimlerinin sonucunda Nisan 2020’de 4,85 trilyon dolar civarında olan M1’in Mayıs ayında 16,7 milyar dolara çıkmış olması savaş ekonomilerinde bile nadiren karşılaşılabilecek bir durum.

Diğer kanat olan maliye alanında ise hükümet pandemiye reaksiyon olarak 5 trilyon doları aşan bir harcama yaparak ABD ekonomisinin ayakta kalmasına destek verdi.
Enflasyonun geçici olduğu yanılgısı, varlık alımlarının sıfırlanması ve faiz artışları
Parasal ve mali genişlemenin büyüklüğü çok erken aşamalarında bile enflasyon kaygılarını gündeme getirdi. Buna karşın, Fed bir süre bu kaygıları göz ardı etti. En nihayet, 2021 Nisan’ında, enflasyon oranı yüzde 2,5 civarındayken Fed Başkanı Powell ABD enflasyonunun geçici olduğu görüşünü ileri sürdü.

Bu açıklamadan birkaç ay sonra ise enflasyonun geçici olmadığı görüşü Powell’da dahil olmak üzere ekonomi çevrelerinde ağırlık kazandı. Fed geçen Mart ayında varlık alımlarını sonlandırdı, faiz artışlarını başlattı ve faiz seviyesi yüzde 3,25’e ulaştı (Grafik 3). Bu tedbirler sonucunda Grafik 2’de de görüldüğü gibi M1 20 trilyon dolar civarında durdurulmuş oldu.

Ama en başta da belirtildiği gibi enflasyonda belirgin bir düşüş henüz gözlemlenemedi. Bu ay ortasında açıklanan ABD’nin Eylül ayı enflasyon rakamları ise dünyada yeni bir şok dalgası yarattı ve enflasyonun yaz başında %9,1 tepe noktasına ulaşması ile oluşan endişelerin daha da pekişmesine yol açtı. Eylül ayında yıllık manşet enflasyon %8,1 beklentiye karşın %8,2 açıklanırken, yıllık çekirdek enflasyon Eylül’de %6,5 beklentiye karşın %6,6 açıklandı. Enflasyon rakamları Ağustos ayında da beklentilerin üzerinde çıkmıştı. Son iki aydaki bu gelişmeler FED’in müdahalede geciktiği algısı yaratırken, enflasyonla mücadeledeki başarı şansı ile ilgili şüphe bulutlarının iyice yoğunlaşmasına yol açtı.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Volcker ve Powell çok farklı

AlakalıHaberler

Hürmüz Boğazı Krizi ve jeopolitik Öngörünün Sınırları

Türkiye’de Risk Dönüşümü: Şoklardan Kalıcı Krizlere Geçiş

12 Eylül ve TCMB: Banknot Matbaasında Grev!

Fed başkanı Volcker bundan yaklaşık 40 yıl önce petrol şoku ile tetiklenen ABD enflasyonu ile mücadele için çok net bir tercih yapmıştı. Yıllık enflasyonun yüzde 12,2 civarında olduğu Ekim 1979’da faiz oranını sürpriz bir şekilde 4 puana yakın artırarak yüzde 13,7’den yüzde 17,6’ya çekmişti. Buna rağmen enflasyon yükselmeye devam ederek Nisan 1980’de yüzde 14,7 düzeyine çıktı. Volcker bu duruma frene daha fazla basarak karşılık verdi. 1981’de Fed faiz oranı yüzde 20’ler civarındaydı. Bu sert frenle ABD enflasyonu 1983 Haziran’ında yüzde 2,5 civarına geriledi. Tabii aynı süreçte işsizlik önemli ölçüde artarken büyüme oranı eksi yüzde 3’e düştü. Olay burada da kalmadı. Başta Latin Amerika ülkeleri olmak üzere pek çok gelişmekte olan ülke ciddi bir dış borç krizi ile karşı karşıya geldiler.

Volcker’ın hamleleri ile karşılaştırıldığında Powell’ın hamleleri oldukça ürkek ve ihtiyatlı görülüyor. Eğer Volcker gibi davranma yolunu seçseydi, bugün Fed faizinin yüzde 10’lar civarında olması gerekirdi. Ama böyle bir hamle büyümeyi yavaşlatacak, işsizliği yükseltecek ve gelişmekte olan ekonomileri zora sokacaktı.

Kasım ayı başında yapılacak olan Fed toplantısında yüzde 75’lik yeni bir artış bekleniyor. Bir başka beklenti de bu artışların devam edeceği yönünde. Bu sınırlı artışlar enflasyon üzerinde etkili olmazsa Fed’in kredibilitesi zarar görebilir ve enflasyonla mücadele etmek daha da zorlaşabilir. Diğer taraftan dünyanın yeni koşulları Fed’i belki 3 ile 5 arasında bir enflasyon seviyesine razı edebilir. Önümüzdeki yıl hem ABD hem de dünya için enflasyonla mücadelenin en ilginç yıllarından biri olacak.

Etiketler: Dr.Ayhan Bülent Toptaş
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

BDDK’dan yeni düzenleme: İşte ticari kredi kullanmanın yeni şartı!

Sonraki Haber

İngiltere’ye kredi not şoku!

editor

İlgili Gönderiler

Borsa

Yüzde 5’lik Ortak Şirketi Konkordatoya Götürdü!

Haziran 4, 2026
Işık Ökte: Türkiye Borsası Tarihinin En Sert Negatif Ayrışmalarından Birini Yaşıyor
Borsa

ASELSAN ve ASTOR Hariç Herkes Kaybetti: Borsada Acı Tablo

Haziran 4, 2026
Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor
Bankacılık

Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor

Haziran 4, 2026
Borsa

Borsadan Para Topladı, Fabrikaya Değil Faize Yatırdı

Haziran 3, 2026
Akbank’tan Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu
Bankacılık

Akbank’tan Dev Borçlanma Hamlesi: 1,2 Milyar Dolarlık Talep Geldi

Haziran 3, 2026
Endeks Mühendisliği! Üç Hisseyle Endekste Büyük Oyun
Borsa

Borsada faiz Kıskacındaki Şirketler: Borç Yükü Sermayeyi Aştı

Haziran 3, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.