ABD Başkanı Lyndon B. Johnson hışımla Fed Başkanı Martin’in üzerine yürüdü, iterek onu duvara yasladı. Bir taraftan da bağırıyordu: “Beni bana kılıç saplayabileceğin bir pozisyona getirdin ve kılıcı sapladın! Askerlerim Vietnam’da ölüyor ve sen bana gerekli olan parayı basmıyorsun”. Fed Başkanı şaşırmış ve sarsılmıştı, ama soğukkanlılığını korudu. Bir süre sonra, bu olay hakkında düşüncesi sorulduğunda şunları söyledi: “Başkana haklı veya haksız olduğum konusunda bir imada bulunmadım. Bununla birlikte, Federal Rezerv Yasası’nın faiz oranlarının sorumluluğunu Federal Rezerv Kurulu’na verdiğine dair çok güçlü bir inancım var.”
Fed Başkanı William McChesney Martin Jr.’ın başkanlığındaki Fed 1965 yılında ekonominin aşırı ısınmaya başladığına dair işaretler üzerine faiz artırımına gitmişti. Bu durum, yükselen faiz oranının ekonomiyi yavaşlatacağı ve uyguladığı mali genişleme yaratan politikaları (Vietnam Savaşı, vergi indirimleri, Büyük Toplum Programı) tehlikeye atacağı düşüncesinde olan Başkan Johnson’ı çok öfkelendirmişti. Danışmanları ise ona Fed Başkanı’nın görevden alınmasının mümkün olmadığı bilgisini vermişti. Başkan, faiz artışını takiben, Martin’i ve üst düzey ekonomi bürokratlarını geçirdiği safra kesesi ameliyatı sonrası iyileşmek için gittiği Teksas’taki çiftliğine çağırmış ve yapılan görüşmeler esnasında Fed tarihine geçen bu olay yaşanmıştı.
Bu olay Fed Başkanı Martin’in ABD başkanları ile yaşadığı ilk tatsız olay değildi. Martin, Bir gün Wall Street Caddesinde yürürken büyük bir tesadüf eseri aynı caddede yürüyen Başkan Truman ile karşı karşıya gelmişti. Truman’a büyük bir saygıyla “Günaydın Sayın Başkan, sizi görmek çok güzel!” diye hitap etmişti. Truman da ona tek bir kelime ile karşılık vermişti: “HAİN!”. ABD başkanı da iktidarda olan her politikacı gibi faiz oranlarını mümkün olduğu kadar düşük seviyelerde görmek istiyordu ama Martin’in başında bulunduğu Fed buna engel teşkil ediyordu.
1951’den 1970 yılına kadar geçen sürede Fed Başkanı Martin bir tür hancıyken, ABD başkanları birer yolcuydular. Görev süresi içinde Martin beş başkanla (Truman, Eisenhower, Kennedy, Johnson, Nixon) çalıştı. Hiçbiriyle de arası iyi olmadı, Fed’in bağımsızlığından taviz vermeden görevini sürdürdü ve halen Fed’in bağımsızlığının sembol isimlerinden biri olarak hatırlanıyor.
Powell’ı Trump atamıştı
Bugünlerde ise gündemde Fed Başkanı Jerome Powell ve ABD başkanı Trump arasındaki uyuşmazlık gündemde ve Martin’in Fed başkanlığı sürecinde yaşadıkları sıkça gündeme geliyor. Hatırlanması gereken önemli bir nokta Powell’ı Fed Başkanlığına aday gösteren kişinin Donald Trump olması. Powell, Trump’ın ilk başkanlık döneminde Kasım 2017’de Cumhuriyetçi Parti’ye yakın bir isim olması nedeniyle Fed Başkanı olarak atandı ama başkanlığının ilk yıllarından itibaren Trump ile yıldızı barışmadı. Powell 2018 ve 2019 yıllarında enflasyonu dizginlemek üzere faiz artırdı. Trump ise Powell’ın faiz artırımlarının büyümeyi yavaşlattığını ve borsayı olumsuz etkilediğini ileri sürerek Fed’in politikalarını eleştirdi. Powell bu eleştirilere karşı doğrudan yanıtlar vermedi. Bunun yerine, Fed politikaları ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmelerde kararların verilere bakılarak alındığını vurguladı.
Pandemi döneminde Federal Rezerv salgının yarattığı olumsuzluklarla mücadele etmek için faiz oranlarını düşürdü ve ekonomiye likidite sağlayacak politikaları hayata geçirdi. Bu politikalar ilk bakışta Trump’ın Fed’den istedikleri ile uyumlu gözükse de Trump Fed’in faiz oranlarını daha fazla düşürmesini ve ekonomiyi canlandırmak için daha fazla çaba göstermesini talep etti. Bu isteklere karşın Powell yine Fed’in bağımsızlığını koruyarak, enflasyonun hızla yükselebilmesi olasılığını oldukça ciddiye alan ve verileri dikkatle izleyen bir politika izledi.
Powell’ın sonraki ABD Başkanı Biden ile ilişkilerinin daha istikrarlı olduğu ve karşılıklı saygıya dayandığı söylenebilir. Her şeyden önce, Biden Cumhuriyetçilere yakınlığı ile tanınan Powell’ı ikinci bir dönem için yeniden aday olarak gösterdi ve yeniden Fed Başkanı olmasını sağladı. Biden aynı zamanda Fed politikalarına karışmayacağını ve Fed’in bağımsızlığına saygı duyduğunu da ifade etti.
Trump’ın yeniden ABD başkanı olması ile birlikte Fed ile uyuşmazlık yeniden gündeme geldi. Trump kendisinin atadığı Fed Başkanına yönelik eleştirilerini sürdürdü ve bu uyuşmazlık bir yıl daha devam edecek gibi görünüyor. Mayıs 2026’da Powell’ın görev süresi sona erecek.
Bugüne kadar görevden alınan Fed başkanı olmadı
Federal Reserve (Fed) Başkanı, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı tarafından atanır ve Senato tarafından onaylanır. Ayrıca, Fed Başkanı’nın görev süresi yasayla korunmaktadır. Bir Fed Başkanı, ancak çok önemli bir gerekçe gösterilerek görevden alınabilir. Bu “gerekçe” Fed başkanının görevi kötüye kullanma veya görevi ihmal gibi ciddi suçlar işlemesi gibi durumları eder. Siyasi anlaşmazlıklar veya politika farklılıkları tek başına görevden alma nedeni olarak kabul edilmez.
Fed’in ilk başkanı (Charles Hamlin) 1914 yılı Ağustos’unda atandı. Kurum bu başkan da dahil olmak üzere toplam 16 başkanla çalıştı. Bugüne kadar bunlardan hiçbiri görevden alınamadı. Bu nedenle Trump’ın kendisinin atadığı bir başkanı görevinin bitimine bir sene kala yasalara aykırı olarak görevden alması çok zor bir olasılık. Buna karşın, Truman ve Johnson’ın yaptığı gibi Powell’ı korkutmayı deneyebilir ama Powell’ın bugüne kadar verdiği tepkilere bakılırsa Fed başkanının bunları ciddiye alarak kurumun politikalarını değiştirme olasılığı da çok düşük.





