Negatif faiz döneminde şanslı bir kesim vardı: tasarrufu olanlar ve krediye ulaşabilenler. Bu kesim, düşük maliyetli krediyle yatırım yaparken veya KKM üzerinden kur farkı ve faizle nemalanırken, geniş halk kesimi sessizce fakirleşti. KKM bu tablonun tuzu biberi oldu.
Türkiye tarihinde görülmemiş büyüklükte bir servet transferi yaşandı. Vergiler, dolaylı ya da dolaysız biçimde, varlığa dönüştü ve azınlık bir kesimin cebine girdi. Yani toplumun tamamından toplanan vergiler, küçük bir kesimin mevduatını garanti altına almak için kullanıldı.
Son 5 yılda Türkiye’de ücretlilerin milli gelirden aldığı pay yüzde 37’den yüzde 25’e düştü. Yani çalışan kesim milli pastadan her geçen gün daha az pay alır hale geldi. TÜİK verilerine göre Gini katsayısı (gelir dağılımı adaletsizliği ölçütü) 2015’te 0,391 iken, 2024’te 0,433’e yükseldi. Bu, Avrupa’nın en bozuk gelir dağılımlarından biri anlamına geliyor.
Artık Türkiye’de “orta direk” kalmadı; bir tarafta azınlık zenginler, diğer tarafta en az 70 milyonu bulan dar gelirli, fakir ve ücretliler var.
İşte bu yüzden Nas dönemi ve KKM’nin maliyeti sadece parasal olarak ölçülemez. Kaybolan gelir dağılımı, zorlaşan geçim, ve düşmeyen hanehalkı enflasyon beklentisi halkın geleceğe dair umutlarını tüketiyor. Evet, bugün KKM bitti. Ancak başlayan enflasyon düşüşüne paralel faiz indirimleri, geniş halk kitlelerinin işine yaramayacak. Çünkü zamlar ve teklif edilenler ortada, alım gücü yerle bir. En iyi ihtimalle “fakirleşme hızı azalacak”; ama fakirleşme devam edecek.
Türkiye’nin ihtiyacı sadece rasyonel bir para politikası değil. Maliye politikası hâlâ eksik: etkin tasarruf yok, adaletli vergilendirme yok.
Kurum kalite artışı için gerekli yapısal dönüşüm bir yana reformist bir bakıl açısı maalesef yok. Yapışkan enflasyonu yenmek için gerekli tarım reformu yapılmıyor. Sosyal konut arzı, barınma krizini çözmekten çok uzak. Beslenme ve barınma gibi en temel haklara kalıcı çözümler üretilmediği sürece, enflasyon düşse bile halk nefes alamayacak.
KKM döneminde kazanan azınlık kesim, bugün de kazanmaya devam ediyor, edecek: Yüksek faiz döneminde mevduattan kazanıyorlar. Faiz indirimi başladığında borsadan, tahvilden, altından kazanacaklar. Yani dar gelirli için “müjde” diye sunulan faiz indirimleri, zengin için yeni fırsat demek. Uçurum derinleşmeye devam edecek.
Kısaca KKM bir tür sınıfsal ayrışma mekanizması oldu. Maalesef bugün Türkiye, bir avuç zengin ile 70 milyon dar gelirlinin yan yana ama ayrı dünyalarda yaşadığı bir ülkeye dönüşmüş durumda.






