Evet, faiz yüksek. Bu faizle ticari hayat yürümez.
Bu faizle insanlar ev bark sahibi olamaz.
Ama faizi düşürürsen, bu parayı sana kim getirecek?
Kim parasını, enflasyonun altında bir oranla – kaybetme pahasına – bankaya yatırmak ister?
Hiç kimse.
Daha önce “Düşük faize girmiyorsan borsaya gir.” denildi. Millet, parasını enflasyondan korumak için borsaya koştu.
Kafeden sinirciye, dönerciden kuaföre kadar herkes borsaya girdi.
Sonuç?
Bu hisselere parasını yatıranların büyük kısmı battı.
Borsa çöktü, güven bitti
Bugün İstanbul Borsası adeta terk edilmiş köhne bir bina gibi.
Yatırımcı girmek istemiyor.
Birkaç oyuncunun at koşturduğu bir alandan başka bir şey değil.
O hâlde, Merkez Bankası faizleri neden indirdi?
Çünkü artık havlu attı.
Maliye politikalarıyla hiçbir şey yapamayan iktidara adeta “Benden bu kadar. Faiz indirimi mi istiyorsun? Al sana faiz indirimi!” diyor.
Yeni bir enflasyon dalgası mı geliyor?
Zaten eylül ayında enflasyon yükseldi.
Ekimde de artarsa, görün siz curcunayı.
Merkez Bankası döviz rezerviyle doları bir süre tutabilir ama halk yeniden mala, mülke, hatta ayçiçek yağına bile saldırabilir.
Çünkü insanlar artık parayla değil, mala güveniyor.
Politika mı? O da kalmadı
Bugün bu iktidarın ortada bir ekonomi politikası yok.
Var olduğu iddia edilen politika ise dün itibarıyla resmen iflas etmiştir.
Herkes başının çaresine baksın.
Herkes parasının değerini korumaya çalışsın.
Unutmayın:
Enflasyonun altındaki her kuruş kazancınız, birilerine servet transferidir.
Dikkatli olun.
Kötü günler geliyor değil…
Kötü günler geldi.






