• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
6 Eylül 2026 Pazar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Finans Borsa

“Bağımsız Üye mi, Güç Kalkanı mı? Bir Atamanın Piyasaya Verdiği Tehlikeli Mesaj”

Bir yönetim kurulu ataması yalnızca bir isim değişikliği değil; piyasa güveni, kurum psikolojisi ve yarın yaratılacak emsaller açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

- Dr.Türker Açıkgöz
Ocak 1, 2026
- Borsa, Güncel
0
Türker Açıkgöz

Türker Açıkgöz

Facebook ile paylaş
Twitter ile paylaş
WhatsAppEmail
Sponsorlu Bağlantılar

Bir atama, bir mesaj, bir “emsal” meselesi…

Geçtiğimiz aylarda kamuoyuna yansıyan haberlerde, TERA Yatırım’ın “Cumhurbaşkanı Başdanışmanı” sıfatı taşıyan bir ismi bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak atadığını gördük. Şimdi aynı ismin görevden ayrıldığı görülüyor.

Sponsorlu Bağlantılar

İyi de… Mesele yalnızca bir kişinin gelip gitmesi mi?
Değil.

Asıl mesele şu soruda düğümleniyor: Bu atamayla ne hedeflendi?

Sponsorlu Bağlantılar

“Bağımsız” üye mi, “kalkan” mı?

İlgiliHaberler

SPK’nın fon düzenlemesinin hemen ardından Tera’dan 1000 katlık sermaye hamlesi

Halka Arzdan Sonra Yüzde 50 Kayıp: Hesabı Kim Verecek?

Merkez Bankasının Becereksizliğinin Bedelini Millet Ödüyor

“Bağımsız yönetim kurulu üyesi” kavramı, adının üstünde, şirketin yönetimine bağımsız denetim ve sağduyu katmak içindir. Piyasanın güvenini büyütmek içindir. Kurumların ve yatırımcının gözünde “kurumsallık” inşa etmek içindir.

Ama siz bu koltuğa, en tepeyle ilişkili bir sıfatı taşıyan bir ismi oturttuğunuzda, istemeden de olsa başka bir algı üretirsiniz:
“Acaba bir kalkan mı oluşturuluyor?”

Sponsorlu Bağlantılar

Düşünsenize… SPK’da çalışan bir uzmansınız. Önünüzde bir dosya var. İnceleme yapıyorsunuz. Bir noktada yaptırım gerektiren bir durum tespit ettiniz. Tam imzayı atacaksınız; bir bakıyorsunuz yönetim kurulunda “başdanışman” sıfatı.

Ne hissedersiniz?
İster istemez “çekince” devreye girmez mi?

Bu sadece SPK için de geçerli değil. Diğer düzenleyici kurumlarda, kamu otoritelerinde görev yapan uzmanlar, memurlar için de benzer bir psikoloji oluşur. Üstelik bu insanlar, yıllarını vererek o kurumlara giriyor: Üniversite, KPSS, sınavlar, mülakatlar… Sonra görev başına geçiyor ve kanunu uygulamakla yükümlü oluyor.

Ve siz, o insanın karşısına böyle bir “gölge” düşürüyorsunuz.

“Olmaz” demeyin; emsal diye bir şey var

Türkiye’de hafızamız kısaldı. Herkes “şimdi”yi konuşuyor.
“Bugün beni kurtarsın da…” yaklaşımı, her alana sızmış durumda.

Oysa kimsenin sormadığı soru şu:
“Bugün yaptığım şey, yarın bana ve sisteme nasıl döner?”

Çünkü yapılan her hamle bir emsal yaratır.
Siz bir kapı aralarsanız, yarın başkası gelir ve der ki:
“Eee benim başım kel mi?”

İşte bu yüzden, “anı kurtaran” ama “yarını yakan” hamleler, kısa vadede cazip görünse de uzun vadede piyasayı da devleti de yorar.

Piyasa güveni, koltuklarla değil ilkeyle kurulur

Birkaç ay önce SPK bülteninde, TERA Yatırım tarafında bazı yöneticilere ilişkin yaptırım/ceza iddiaları da gündeme gelmişti. (Detay tartışılır; nihai olan, piyasa güveninin böyle başlıklardan bile zarar görmesidir.)

Tam da bu nedenle, tartışmalı bir atamanın “kurumsal güven” üretmesi beklenemez. Tam tersine, “kurumsallık” dediğiniz şey, kişilere yaslanarak değil; kurallara ve ilkelere yaslanarak büyür.

Doğru olan: Sistemi korumak

Bu ayrılık kararını bu açıdan doğru buluyorum. Hatta daha net söyleyeyim: Bana göre asıl hata, en baştaki atamaydı.

Çünkü baki olan kişiler değil; sistemdir, yapıdır, kuraldır.
Kişiler gelir geçer; iki günlük çıkarlar da öyle. Ama bir kez sistemi zedelerseniz, onu onarmak yıllar alır.

Memlekete zarar vermeyin.
Sistemi yıkmayın, yapıya dokunmayın.

Sevgiyle kalın.

Etiketler: tera yatırımTürker Açıkgöz
Paylaş
Tweet
GönderGönder
Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

5 Ocak kritik gün: Enflasyon verisiyle milyonların maaşı netleşiyor

Sonraki Haber

Yılbaşı Hediyesi: Vermek mi Zor, Kabul Etmek mi?

Dr.Türker Açıkgöz

Sonraki Haber

Yılbaşı Hediyesi: Vermek mi Zor, Kabul Etmek mi?

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası

© 2026 paramedya.com - Finans ve Ekonomi Haberleri