Borsa İstanbul’un endeksleri “tarihi zirve” manşetleriyle gündemde. Ekranda yeşil, haberlerde coşku var. Peki yatırımcının cebinde ne var? İşte kritik ayrım burada başlıyor
1. Çoğu hisse kazandırmadı, aksine kaybettirdi.
Endeks tepe yapıyor – Hisselerin çoğu dipte.
Az sayıda kazandıran hisse oldu. Peki az sayıda kazananlarda durum nasıl?
Aslında onlar kazandım zannediyor. Asıl durum farklı. Bu da 2. Noktaya getiriyor bizi.
2. Nominal getiri ile reel getiri aynı şey değil. Enflasyonun yüksek seyrettiği bir ekonomide “kâğıt üzerinde kazanç”, çoğu zaman alım gücü kaybını gizleyen bir vitrine dönüşüyor.
Bu nedenle 2025’e ilişkin tabloya bakarken tek bir soruyu sormak gerekiyor:
“Endeks yükseldi; ama yatırımcının parası enflasyon karşısında değer kazandı mı?”
Sizin için güzel bir tablo hazırladım. BIST 30 Endeksi, BIST100 endeksi ve BIST30 endeksinde yer alan hisselerin getirilerini hesapladım ve karşılaştırdım. Bakalım 2025 borsada nasıl geçmiş?

Endeks var, reel kazanç yok
30 Aralık 2024’ten 30 Aralık 2025’e uzanan dönemde:
- BIST30 nominal olarak yaklaşık +13% yükselmiş görünüyor; ancak enflasyon etkisi düşüldüğünde reel getiri -14%.
- BIST100 nominal olarak yaklaşık +14%; reel tarafta ise -13%.
Yani endeks “yukarı” diye sevinen yatırımcı, enflasyonun gölgesinde alım gücü bakımından geriye düşüyor. Bu resim, “borsa yükselince herkes kazanır” ezberini bozan türden.
BIST30’da gerçek hikâye: 30 hissenin 25’i enflasyona yenilmiş
BIST30’un içine tek tek baktığınızda tablo daha çarpıcı:
Reel olarak kazandıran hisse sayısı sadece 5. Bir hisse de enflasyona karşı başabaş kalmış. Geri kalanların çoğu için “kazanç” ifadesi, en iyi ihtimalle nominal bir yanılsama.
Başka bir deyişle: Endeks hareket ediyor; ama kazanç genele yayılmıyor. Bu da piyasada getirinin belli hisselerde yoğunlaştığı, geniş yatırımcı kitlesinin ise “endeks yükseliyor” psikolojisiyle reel kaybı fark etmeden pozisyon taşıdığı bir döneme işaret ediyor.
İŞTE ENDEKS MÜHENDİSLİĞİ BURADA DEVREYE GİRİYOR.
Nominal tarafta bile tablo sınırlı: 16 kazandıran, 14 kaybettiren
Sadece nominal getiriyi baz aldığımızda dahi dağılım çok parlak değil:
- 16 hisse nominal kazandırmış, (çoğu ucu ucuna pozitif getiri sağlamış)
- 14 hisse nominal kaybettirmiş.
Yani “endeks yılı artıda kapattı” cümlesi, tek başına yatırımcının deneyimini anlatmıyor. Çünkü yatırımcı endeksi değil, portföyündeki hisseleri tutuyor.
2025’in en çok kazandıranları: Kazanç birkaç isme sıkışmış
Nominal ve reel getiriyi birlikte okuyunca öne çıkanlar net: (nominal % / reel %)
- Destek Finans (DSTKF): +975% / +721%
- Aselsan (ASELS): +218% / +143%
- Türk Altın (TRALT): +81% / +38%
- ENKAI: +61% / +23%
- EKGYO: +49% / +14%
Bu liste, 2025’te “reel kazanç” diyebileceğimiz hikâyenin aslında çok dar bir alanda yazıldığını gösteriyor. Endeksin geneline yayılan bir refah değil; seçici bir yükseliş var.
Bu hisselere bakıyorsun.
Destek Finans ne idüğü belirsiz faktöring şirketi. ÇEK SENET TAHSİLATÇISI ADAM.
Aselsan anlaşılabilir. Konjonktürel.
Türk Altın konjonktürel
Son olarak ENKAI ve EKGYO var.
Yani hikaye de yok. Birisi ne olduğu belli değil, diğerleri konjonktürel yükseliş, altın rallisi ve jeopolitik risklerden kaynaklı, son ikisine yorum yapmayacağım.
2025’in en çok kaybettirenleri: Enflasyon tokadı çift yönlü
Öte yandan bazı hisseler nominalde de geride kalmış; reel tarafta kayıp daha da büyümüş:
(nominal % / reel %)
- SASA: -32% / -48%
- Anadolu Efes (AEFES): -13% / -34%
- Sabancı Holding (SAHOL): -13% / -33%
- Petkim (PETKM): -11% / -32%
- Pegasus (PGSUS): -10% / -32%
Burada önemli nokta şu: Enflasyon yüksekken, “kayıp” sadece fiyat düşüşünden gelmiyor. Fiyat yerinde saysa bile, reel olarak erime devam ediyor. Nominal düşüş olduğunda ise yatırımcı iki kez kaybediyor: hem fiyat hem alım gücü.
Manşetle gerçek arasındaki fark: “Endeks yükseldi” yetmiyor
Bu tablo bize şunu söylüyor:
Borsa, enflasyon ortamında herkese aynı anda kazandıran bir mekanizma değil. Hatta çoğu zaman “zirve” haberleri, yatırımcı açısından reel kaybın üzerini örten bir illüzyona dönüşebiliyor.
O yüzden 2025’in dersi basit ama sert:
- Nominal getiriyi değil, reel getiriyi takip etmeden başarı ölçülmez.
- Endeks performansı, yatırımcının portföy performansını temsil etmeyebilir.
- Getiri birkaç hissede yoğunlaşıyorsa, “herkes kazanıyor” anlatısı gerçeği yansıtmaz.
Son söz: Borsa yükseliyor olabilir; ama yatırımcının asıl sorusu şudur:
“Benim paramın alım gücü arttı mı?”
Ki zaten reel getiriye bile kalmıyor olay. Halihazırda nominal bazda hisselerin çoğu zarar ettirdi.
2025’in verisi, bu soruya verilen yanıtın çoğu yatırımcı için pek iç açıcı olmadığını gösteriyor.
Not: Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir; paylaşılan veriler üzerinden yapılan bir değerlendirmedir.
Sevgiyle kalın.





