• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
14 Temmuz 2026 Salı
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Finans Döviz

Ucuz Dövizin Ağır Bedeli: Türkiye Nereye Gidiyor?

Açıkgöz'e göre Türkiye'nin önündeki seçenekler giderek daralırken, kur sorunu artık yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda güven, finansman ve yönetim meselesine dönüşmüş durumda.

- Dr.Türker Açıkgöz
Temmuz 14, 2026
- Döviz, Güncel, Türker Açıkgöz
Dr.Türker Açıkgöz

Dr.Türker Açıkgöz

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye’nin Kur Çıkmazı

Türkiye döviz kuru konusunda büyük bir girdaba girdi.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Yukarı tükürsen bıyık.
Aşağı tükürsen sakal.

Kuru bıraksan ekonomi sarsılır.
Tutmaya devam etsen ekonomi yavaş yavaş bozulur.

Asıl sorun da burada.

Uzun süredir döviz kuru tutuluyor. Görünürde sadece tek bir fiyat baskılanıyor gibi duruyor. Ama öyle değil.

Döviz kuru ekonominin ana damarlarından biridir. Onu bozarsanız, her şey bozulur.

Ucuz Döviz, Pahalı Türkiye

Kur tutuldukça Türkiye döviz bazında pahalılaştı.

Yatırım pahalı hale geldi.
İşletme maliyetleri arttı.
Yabancı yatırımcı için Türkiye cazibesini kaybetti.
İhracatçı içeride pahalı üretip dışarıya ucuza satmak zorunda kaldı.

Turizm bile bundan darbe aldı.

Çünkü Türkiye pahalılaştı. Vatandaş için yurt dışı tatili, bazı durumlarda Türkiye’de tatilden daha cazip hale geldi.

Bu tablo tesadüf değil.

Pahalı TL, ucuz döviz politikası sonunda bunu doğurdu.

Veriler Bile Şaştı

Kurun baskılanması sadece piyasayı bozmadı.

Verileri de bozdu.

GSYH hesapları kağıt üzerinde şişti. Türkiye dolar bazında olduğundan daha zengin görünmeye başladı.

Fizibilite hesapları şaştı.
Yatırım projeleri bozuldu.
Kamu da özel sektör de doğru hesap yapmakta zorlandı.

Çünkü temel fiyat yanlışsa, onun üzerine kurulan her hesap da sorunlu hale gelir.

Şimdi Ne Yapacağız?

Asıl soru bu.

Kuru tutmanın bedelini gördük.
Ama kuru bırakmanın riski de çok büyük.

Çünkü içeride yıllardır biriken ciddi bir basınç var.

Bir anda serbest bırakırsanız, kur patlayabilir.
Ekonomi ağır darbe alabilir.
Toplum bir gecede fakirleşebilir.

Bu yüzden mesele basit değil.

“Dolar uçacak, kaçacak” demek kolay.
Ama çözüm üretmek zor.

Piyasada genelde iki görüş var.

Biri devalüasyon diyor.
Diğeri yavaş geçiş diyor.

Bence ikisi de sorunlu.

Devalüasyon Felaket Olur

Birinci yol devalüasyon.

Yani kurun bir anda bırakılması.

Buna kesinlikle katılmıyorum.

Çünkü devalüasyon sadece ekonomik karar değildir. Toplumsal sonuçları vardır.

Bir gecede maaşlar erir.
Mevduat değersizleşir.
TL’ye güven çöker.
İnsanlar yeniden dövize kaçar.

Türkiye bunu geçmişte yaşadı.

İnsanlar yıllarca TL ile iş yapmak istemedi. Kiralar dövizle konuşuldu. Borçlar dövizle verildi. Maaş alan döviz bürosuna koştu.

Toplum hafızası bunu unutmaz. Bu travmayı düzeltmesi on yıllar sürer.

O yüzden devalüasyon çözüm değil. Krizi büyütür.

Yavaş Geçiş de Kolay Değil

İkinci yol daha makul görünüyor.

Kuru enflasyonun biraz üzerinde artırmak. Böylece zaman içinde TL’nin üzerindeki basıncı almak.

Kağıt üzerinde mantıklı.

Ama pratikte çok zor.

Eğer artış yavaş olursa kurun düzelmesi çok uzun yıllar alır. Öte yandan biraz daha hızlı olursa o zaman elini açık edersin.

Çünkü böyle bir politika ilan edildiği anda herkes ne yapacağını bilir.

Dövize koşar.

Evini satar, arabasını satar, kredi çeker, döviz alır.

Çünkü piyasaya açık mesaj verilmiş olur:

“Kur birkaç yıl boyunca düzenli artacak.”

Bu artık piyasa olmaz.
Bu açık arbitraj olur.

Kimse TL’de kalmaz.

O yüzden yumuşak geçiş de sanıldığı kadar kolay değil.

Üçüncü Yol: Dış Müdahale

Peki geriye ne kalıyor?

Bence üçüncü yol var.

Dış müdahale.

Ama carry trade değil.
Kısa vadeli sıcak para değil.
Bugün gelip yarın kaçacak para hiç değil.

Türkiye’nin ihtiyacı kalıcı ve büyük ölçekli dış kaynak.

100 milyar doların üzerinde. Belki 150 milyar dolar civarında.

Ancak böyle bir giriş, kur üzerindeki basıncı azaltabilir. Ekonomiye nefes aldırabilir. Güven yaratabilir.

Ama burada da büyük soru var.

Bu para neden gelir?
Kim verir?
Karşılığında ne ister?
Türkiye hangi siyasi bedeli öder?

İşte korkutucu taraf burası.

Öneriyor veya tasvip ediyor muyum? KESİNLİKLE HAYIR.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne her ne sebeple ve şekille olursa olsun DIŞ MÜDAHALE KABUL EDİLEMEZ.

Fakat temenni ve gerçek ayrışıyor. Bu sebepten dolayı görünürde tek çıkış kapısı bu görünüyor. FAKAT KESİNLİKLE KABUL EDİLMEMELİ.

Hükümetin Hesabı Bu Olabilir

Bence hükümet de bunun farkında.

Son yıllarda atılan büyük siyasi hamlelere bakın. Söylem değişikliklerine bakın.

Büyük Ortadoğu Projesinin tekrardan uygulanmaya başlamasına bakın.

Tom Barrack’ı izleyin. Trump’ı dinleyin.

Yöneticiler ekonomideki çıkmazı görüyorlar. Kör değiller. Sanıldığı kadar beceriksiz de değiller.

Bu süreç bilinçli yönetiliyor.

Benim kanaatim şu:

Hükümet, büyük bir dış müdahale hamlesi bekliyor. Ekonomiyi içeriden çözmek yerine dışarıdan gelecek güçlü bir destekle bu girdaptan çıkmayı umuyor.

IMF tarzı klasik bir program olacağını sanmıyorum.

Daha çok siyasi pazarlıklarla gelecek bir destek olabilir.

Ama bu ihtimal hükümetin zannettiği kadar kesin olmayabilir. 

Çünkü Türkiye’nin zayıf kalması birçok aktörün işine geliyor. Ancak sistemik bir kırılma riski görülürse dış müdahale masaya gelir. Hükümet bunun farkında değil…

En Tehlikeli Yol

Bir de dördüncü ihtimal var.

Dolarizasyonu kırmak.

Yani insanların dövizden TL’ye zorla ya da baskıyla geçirilmesi.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Bunu düşünmek bile istemiyorum.

Çünkü böyle bir adım, toplumun devlete ve bankacılık sistemine güvenini kalıcı biçimde bozabilir.

O yüzden bu yol konuşulacak yol bile değildir.

Sonuç

Türkiye kur konusunda sıkıştı.

Kuru bırakamıyor.
Tutmaya devam edemiyor.
Devalüasyon yapamıyor.
Yumuşak geçişi sürdüremiyor.

AlakalıHaberler

Konut Piyasasında Büyük Ayrışma: Dünya İnerken Türkiye Yükseliyor

Uzay Hayalinden Esenler Gerçeğine: Kontrolmatik’in İbretlik Hikâyesi

200 TL Alarmı: Türkiye, Dünyada En Değersiz Büyük Banknot Liginde İlk 5’te

Bu yüzden mesele artık sadece ekonomi politikası değil.

Bu bir güven meselesi.
Bu bir finansman meselesi.
Bu bir yönetim meselesi.

Türkiye bu girdaptan ya güçlü ve kalıcı dış kaynakla çıkacak ya da kuru tutmaya çalışırken içerideki sorunları büyütmeye devam edecek.

Gerçek bu kadar sert.

Tabii asıl en olması gereken senaryoya değinmedim çünkü olma ihtimali görünmüyor. Ülkenin en faydasına olacak şekilde bu işten çıkışın tek yolu var.

O da Türkiye’nin kurucu değerlerine dönmesi ve ülke çıkarını düşünen taze bir siyasi yapıyla yoluna devam etmesi. Metal yorgunluğunu atması. Sistemi tekrardan kurması ve düzeltmesi.

Fakat görünürde böyle bir yapı değişikliği görünmüyor. O yüzden şimdilik değinmeye gerek yok.

Sevgiyle kalın.

Sosyal medya hesaplarım:

Instagram: @turkeracikgoz

instagram.com/turkeracikgozz

Twitter (X): @Turkeracikgoz

x.com/Turkeracikgoz

Linkedin: https://www.linkedin.com/in/turkeracikgoz/

E-Mail: [email protected]

Etiketler: dolarTürker Açıkgöz
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Ak Portföy, Devler Liginde Yükselmeye Devam Ediyor 

Dr.Türker Açıkgöz

İlgili Gönderiler

Ak Portföy’den 25. yılda tarihi başarı: 1.25 trilyon TL varlık
Bankacılık

Ak Portföy, Devler Liginde Yükselmeye Devam Ediyor 

Temmuz 13, 2026
Hanife Fişek
Güncel

17 Milyon Emeklinin Ortak Sorusu: Maaşlarımız Neden Reel Olarak Düşüyor?

Temmuz 12, 2026
350 milyona alınan bankanın 350 milyona satılma hikâyesi
Bankacılık

350 milyona alınan bankanın 350 milyona satılma hikâyesi

Temmuz 12, 2026
Dr.Türker Açıkgöz
Eko Dünya

Konut Piyasasında Büyük Ayrışma: Dünya İnerken Türkiye Yükseliyor

Temmuz 12, 2026
Ahmet Nazif Zorlu
Eko Dünya

IMEI tartışması yeniden alevlendi! Vatandaşın Zorlu tepkisi dinmiyor

Temmuz 12, 2026
Beyaz Yakalıların Yeni Krizi: Sessiz İstifadan Sessiz Çatlamaya
Bankacılık

Performans nedeniyle işten çıkarılacak çalışanlara kritik uyarı: Son savunmada bunu mutlaka yazın

Temmuz 11, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

enpara

Sponsorlu Bağlantılar

Advertisement
Advertisement

Sponsorlu Bağlantılar

Advertisement
Advertisement

Sponsorlu Bağlantılar

ŞekerBank
Advertisement

Sponsorlu Bağlantılar

Advertisement
Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.