ABD’nin İran’a doğrudan askeri bir operasyon düzenlemesi halinde küresel piyasalarda ilk refleksin “jeopolitik risk primi” üzerinden şekilleneceği belirtiliyor. Ekonomi çevrelerine göre en hızlı ve sert fiyatlama enerji tarafında görülürken, altın güvenli liman talebiyle öne çıkıyor, hisse senedi piyasaları ise ilk etapta satış baskısıyla karşı karşıya kalıyor.
Petrol Neden Kritik?
Uzmanların dikkat çektiği en önemli başlık petrol. İran, küresel petrol ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın kıyıdaş ülkesi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre dünya genelinde günlük petrol tüketimi yaklaşık 100 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Aynı kurumun verilerine göre Hürmüz Boğazı’ndan geçen ham petrol ve sıvı yakıt miktarı ise yaklaşık 20 milyon varil/gün düzeyinde. Bu da küresel arzın yaklaşık yüzde 20’sinin bu dar geçitten taşındığı anlamına geliyor.
Dolayısıyla askeri gerilimde boğazın risk altına girmesi ya da arzın sekteye uğraması ihtimali, petrol fiyatlarında ani sıçramaya yol açabiliyor. Nitekim 2019’daki tanker krizleri ve 3 Ocak 2020’de ABD’nin İranlı General Kasım Süleymani’yi öldürmesinin ardından Brent petrol fiyatında günlük bazda yüzde 3-4’ü aşan artışlar görülmüştü.
Altın Güvenli Liman Rolünde
Jeopolitik şoklarda ikinci adres altın oluyor. 2020 başındaki ABD-İran geriliminde ons altın 1.550 dolar seviyesinden 1.600 doların üzerine çıkmış, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşının başlamasıyla birlikte de benzer bir yükseliş yaşanmıştı.
Piyasa mekanizması net: Belirsizlik arttıkça riskli varlıklardan çıkış hızlanıyor, güvenli liman talebi artıyor ve altın fiyatı yükseliyor. Türkiye’de ise gram altın fiyatı yalnızca ons altınla değil, dolar/TL kurundaki hareketle de belirlendiği için jeopolitik risk dönemlerinde daha sert dalgalanabiliyor.
Borsalarda İlk Tepki Satış
Hisse senedi piyasalarında ilk tepki genellikle negatif oluyor. Artan belirsizlik, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve küresel büyüme beklentilerindeki aşağı yönlü revizyonlar borsalar üzerinde baskı yaratıyor. 2020’deki ABD-İran gerilimi ve 2022’de Rusya-Ukrayna savaşının ilk günlerinde küresel borsalarda sert satışlar yaşanmıştı.
Türkiye açısından bakıldığında, enerji maliyetlerine duyarlı sektörlerin baskı görmesi, CDS primindeki artışın bankacılık hisselerini olumsuz etkilemesi olası görülüyor. Buna karşılık savunma sanayi şirketlerinin dönemsel olarak pozitif ayrışabildiği geçmiş kriz dönemlerinde gözlenmişti.
Kalıcılığı Ne Belirler?
Uzmanlara göre piyasalardaki hareketin kalıcılığı üç temel unsura bağlı: İran’ın vereceği karşılığın boyutu, Hürmüz Boğazı’nda fiili bir arz kesintisi yaşanıp yaşanmayacağı ve gerilimin bölgesel savaşa dönüşüp dönüşmeyeceği.
Sınırlı ve kısa süreli bir çatışmada fiyat hareketleri geçici kalabilir. Ancak enerji arzında ciddi bir aksama yaşanması halinde petrol fiyatları üzerinden küresel enflasyon baskısı artabilir ve bu durum piyasalar üzerinde daha uzun süreli bir dalgalanmaya yol açabilir.






