• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
4 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Yazarlar Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ

Jeopolitik Risk, Petrol ve CDS: İran Savaşı Piyasalara Ne Söylüyor?

Yanıbaşımızdaki savaşın dünya ve Türkiye ekonomisine yönelik etkilerinin çok yakından takip edilmesi gerekiyor.

- Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ
Mart 1, 2026
- Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ, Güncel

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonu, uzun süren hazırlıkların ardından resmen başladı. Yılbaşından itibaren İran çevresinde ABD ordusunun büyük yığınak yaptığı, yoğun bir hazırlığın gözlemlendiği medyaya yansımıştı. Böyle büyük bir güç yoğunlaşmasının ve yoğun faaliyetin İran’a kesin bir saldırı ile sonuçlanacağı değerlendirmesi yapılıyordu. Peki ABD neyi bekledi?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ABD bölgeye muazzam bir güç yığmış olsa da bu gücü en ayrıntılı biçimde koordine etmeden, can ve silah kaybını minimuma indirmeden, müttefiklerinden ve dünya kamuoyundan maksimum desteği sağlamadan bir saldırıyı başlatmadı. Bu ABD’nin geçmişteki yaklaşımları ile aynı. 1990 ağustosunda Irak Kuveyt’i işgal ettikten sonra işgale karşılık olarak ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Irak’a saldırı hazırlıklarının tamamlanması neredeyse 6 ay sürdü. Bu sürece “Desert Shield” adı verildi. Bu süreçte de büyük yığınak yapıldı, koalisyon güçlerinin koordinasyonu planlandı. 400 bin civarında bilgisayar birbiri ile iletişim kurabilir hale getirildi. Taktik birimlerin hem bulundukları saha hem de savaşın bütünü hakkında anında bilgi sahibi olması için sofistike bir iletişim ağı oluşturuldu. Irak’ın komuta kontrol merkezlerinin derhal devre dışı bırakılması için gerekli adımlar atıldı.

Amerika’nın 11 Eylül 2001’de yapılan saldırılara da ertesi gün cevap verdiği söylenemez. Doğrudan ABD’nin kalbine yapılan saldırıya hemen cevap verilmedi. El-Kaide lideri Usame bin Ladin’i teslim etmeyi reddeden Taliban yönetimine karşı saldırı için yine büyük bir planlama ve hazırlık aşamasından geçildi. 11 Eylül saldırılarına ikinci tepki Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in El-Kaide ile iş birliği yaptığı ve kitle imha silahlarını terör örgütlerine aktarabileceği iddiasıyla verildi. Irak’a saldırı 11 Eylül saldırısından yaklaşık 18 ay sonrasında gerçekleşti.

Savaş ne kadar sürer?

ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik saldırısı ne kadar sürebilir? Saldırıların ne kadar sürebileceği konusunda bir fikir yürütmek için öncelikle saldırının amaçlarına bakmak lazım: Saldırının en görünür amacı İran’ın nükleer bir tehdit teşkil etmesi olasılığını ortadan kaldırmak.  İkinci olarak, İran’ın balistik füze üretim sistemleri ve stoklarının yok edilmesi amaçlanıyor. Böylelikle bu teknolojinin İran destekli gruplar (Hamas, Hizbullah, Husiler vb.) tarafından da kullanılması durdurulmuş olacak. Üçüncü amacın ise rejim değişikliğini teşvik etmek, yani İran’daki yönetimi alaşağı etmek olduğu söylenebilir. İsrail ise amacını İsrail’e yönelik potansiyel saldırıları önlemek olarak açıklıyor.

ABD ve koalisyon güçleri 2003 yılında benzer amaçları gözeterek Irak’a saldırmışlardı. Güç dengesinin de kabaca aşağı yukarı aynı olduğu söylenebilir. Söz konusu savaş bir buçuk ay sürdü (20 Mart 2003-1 Mayıs 2003) ve Saddam Hüseyin’in fiilen devrilmesi ile sonuçlandı. Yine daha önce 1990’ların başında Irak’a yönelik olarak gerçekleşen “Çöl Fırtınası” operasyonu da yaklaşık bir buçuk ay (17 Ocak 1992-28 Şubat 1991) kadar sürmüştü.

Yakın tarihte ve aynı coğrafyada gerçekleşen bu iki savaşa bakarak, savaşın önümüzdeki Nisan ayının ortasına kadar sürebileceği söylenebilir. Tabii burada son yirmi yılda teknolojinin çok hızlı gelişmesi ABD’nin daha hızlı bir şekilde amaçlarına ulaşabileceği izlenimini yaratıyor. Bununla birlikte, bu kez ABD’nin yanında Trump’ın politikalarına tepkili olan Avrupa’nın yer almaması, İran’ın devlet kapasitesi, ideolojik motivasyonu, Hizbullah, Hamas, Husiler gibi asimetrik savaşta güçlü gruplarca desteklenmesi savaşın uzamasına etki edebilecek faktörler.

İran Hürmüz Boğazı’nı kapatabilir mi?  

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatabilme ihtimali özellikle İran’la Irak arasında 1980-1988 yılları arasında gerçekleşen savaşta sık sık gündeme geldi. İran petrol ihracatı açısından hayati öneme sahip Hark adasının Irak tarafından bombalanması halinde Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceğini defalarca açıkladı. İran’ın bu tehditlerine karşın Irak Hark adasını defalarca bombaladı ama İran Hürmüz Boğazı’nı kapatmadı. Bunun pratik bazı nedenleri mevcuttu. Birincisi, İran kendi petrol ihracatını da söz konusu boğaz üzerinden yapmaktaydı. İkinci olarak, boğaz tüm dünya için petrol arzı açısından hayati bir öneme sahipti. Boğazın kapatılmasına yönelik bir hamle ABD’nin, Sovyetler Birliği’nin ve Avrupa’nın kabul edemeyeceği ve duruma müdahale edebileceği bir ortam yaratabilirdi. İran Hark adasına yapılan saldırıları güçlü hava savunması, hızlı onarım ve farklı geçici yükleme noktaları oluşturarak göğüslemek zorunda kaldı.

AlakalıHaberler

İran’ın Direncinin Kökeni: Devrim, Krizler ve Savaş

Türkiye Ekonomisinin Aynası: Asgari ücret Tartışması

Kara ve Şimşek’ten “Türkiye’nin Ev Yapımı Krizleri” Çalışması

İran bu kez de Hürmüz boğazını kapatmayacak veya kapatamayacaktır. Bunun yerine boğazda düşman gördüğü ülkelerin tankerlerini taciz edebilir, belki İran Irak savaşında olduğu gibi mayın döşeyebilir ama ABD’nin yoğun askeri baskısı altında etkili bir blokaj yapabilmesi ihtimali pek mümkün gözükmüyor.

Piyasalara etkisi ne olur?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Yılbaşından bu yana süren ABD askeri yığınağına paralel olarak petrol fiyatları 60 dolardan 70 doların üzerine çıktı. Şu an bazı tahminler yapılsa da savaşın ne kadar süreceği, nasıl seyredeceği, ne kadar yayılabileceği konusunda belirsizliğin olması da fiyatları yukarı çeken önemli bir etken. Önümüzdeki kısa vadede bir miktar daha yükseliş beklenebilir. Bununla birlikte, İran’ın petrol üretim alt yapısı savaş nedeniyle önemli zararlar görürse orta vadede petrolün 100 doların üstüne çıkması gündeme gelebilir.

Altın, özellikle ülkelerin rezervleri bağlamında “savaş kasası” olarak adlandırılır. Çünkü tarih boyunca savaşlar ve kriz dönemlerinde ekonomik güvence sağlayan bir stratejik rezerv olarak görülmüştür. 2003 yılında ABD’nin ve koalisyon güçleri tarafından Irak’a yapılan saldırıda altının ons değeri 400 doların üzerine çıkmıştı ve o gündür bugündür altın yükselişini sürdürüyor. Altının yükselişi pandemi ile hızlandı, Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail-Hamas- İran gerginliği ile ivme kazandı. Bunlara şimdi ABD, İsrail – İran savaşı ile Pakistan-Afganistan savaşı eklendi. Bu gelişmeler karşısında altın fiyatları ortaya çıkan güvenli liman ihtiyacı ile yükselmekte ve kısa vadede rekor seviyelerin test edilmesi olasılığı ortaya çıkmakta.

Savaş ABD’nin 2025 yılında 1,78 trilyon dolar olan bütçe açığını daha da büyüterek doların zayıflamasının yolunu açacaktır. Savaştan hisse senedi piyasaları genel olarak olumsuz etkilenecek, savunma sanayi ve enerji hisseleri değer kazanırken, havayolu şirketleri ile turizm şirketleri petrol maliyetleri ve güvenlik kaygıları ile değer kaybedecektir.

Türkiye nasıl etkilenir?

Türkiye’nin bölgeye komşu olması savaşın olumsuz etkilerinin güçlü bir şekilde hissedilmesine yol açacak. Artan petrol fiyatları ulaşım maliyetlerini yükselterek enflasyon üzerinde baskı oluşturacak. Savaşın uzayabileceğine yönelik kaygılar da döviz kurları üzerinde baskı yaratabilir. Bölgedeki istikrarsızlığın kısa sürede bitmeyeceğine yönelik bir algının oluşması halinde turizmde rezervasyon iptalleri yaşanabilir. Yabancı turistler savaş bölgesine komşu bir ülkeye gelmeye çekinebilirler. Bu da turizm sektörünü zora sokabilir. Bölgedeki istikrarsızlık Türkiye’nin CDS primlerini yukarı çekebilir ve borçlanma maliyetini artırabilir.

İran Türkiye için özellikle doğal gaz bakımından önemli bir enerji tedarikçisi konumunda. İran’ın Türkiye karşısındaki bu konumu savaş nedeniyle oldukça aksayacaktır. 1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin anlaşmasından bu yana İran sınırı Türkiye’nin en eski ve en istikrarlı sınırıdır. Türkiye açısından İran ile yapılan sınır ticareti hem ekonomik hem de stratejik ve toplumsal açılardan kritik bir öneme sahiptir. Sınır ticareti, özellikle Van, Ağrı, Iğdır ve Hakkari gibi sanayileşmenin kısıtlı olduğu iller için “can suyu” niteliğindedir.

Sonuç olarak, Türkiye açısından bakıldığında savaşın etkileri yalnızca enerji faturasıyla sınırlı kalmayacaktır. Bölgesel jeopolitik risk algısındaki her bozulma, CDS primleri ve sermaye akımları üzerinden finansman koşullarını da doğrudan etkileyebilecek. Bu nedenle önümüzdeki dönemde piyasaların ana gündemini CDS primlerinin savaştan nasıl etkilendiği sorusu oluşturacak.

Etiketler: Ayhan Bülent Toptaşİran savaşı
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

ABD’nin İran Hamlesi Piyasaları Nasıl Vurur? Altın ve Petrol İçin Kritik Eşik

Sonraki Haber

Borsa Pazartesi Kapanacak mı?

Dr.Ayhan Bülent TOPTAŞ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın İzmir Şubesi, Berlin Ofisi ve İnsan Kaynakları Departmanı'nda çalıştım. TCMB'nin desteğiyle ekonomi alanında yüksek lisans ve doktora derecelerini aldım. Son 14 yılda TCMB'nin İnsan Kaynakları Departmanı'nın farklı bölümlerinde çalıştım. Bu süre zarfında insan kaynakları konusunda eğitim aldım ve diğer merkez bankalarının insan kaynakları çalışanlarına da eğitim verdim.

İlgili Gönderiler

Borsa

Borsadan Para Topladı, Fabrikaya Değil Faize Yatırdı

Haziran 3, 2026
Akbank’tan Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu
Bankacılık

Akbank’tan Dev Borçlanma Hamlesi: 1,2 Milyar Dolarlık Talep Geldi

Haziran 3, 2026
Endeks Mühendisliği! Üç Hisseyle Endekste Büyük Oyun
Borsa

Borsada faiz Kıskacındaki Şirketler: Borç Yükü Sermayeyi Aştı

Haziran 3, 2026
TURK İLAÇ VE SERUM SANAYİ A.Ş.
Borsa

Türk İlaç’ta Şok Detay: Konkordatodan Önce genel müdür bile hissesini satmış!

Haziran 2, 2026
Konkordato Öncesi Şüpheli Takas: Kurumsallar Boşalttı, Halk Topladı
Borsa

Konkordato Öncesi Şüpheli Takas: Kurumsallar Boşalttı, Halk Topladı

Haziran 2, 2026
TURK İLAÇ VE SERUM SANAYİ A.Ş.
Bankacılık

Borsadaki Şirkete Konkordato Şoku! Halka açık şirket konkordato ilan etti!

Haziran 2, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.