Metropal Kurumsal Hizmetler A.Ş. (MCARD) bu hafta halka arz oluyor.
Halka arzı ya da şirketi değerlendirme gibi bir niyetim yok. Paramedya’nın önceki yazısında zaten bunlar konuşuldu. Merak eden linkten okusun:
https://www.paramedya.com/devami/140220/metropalin-halka-arzinda-degerleme-tartismasi-8-milyar-tl-nasil-hesaplandi/
Ben başka bir yere gireceğim: Bu halka arz üzerinden SPK’ya eleştiri getireceğim. Çünkü bir süredir akla mantığa sığmaz işler yapıyor. Her olayda kulağının üzerine yatıyor.
Halka arz konusunda bir ara iyi iş çıkarıyordu. Eski halka arzlar rezaletti. Sonra SPK “daha sağlam rapor, daha sağlam izahname” diye bastırmaya başladı. Riskleri, tehditleri raporlara ekletiyordu. Şirketten “tam açıklama” istiyordu. Kısacası kalite istiyordu. İyi de yapmıştı.
Fakat bizim SPK tekrar eski SPK’ya döndü.
Bakın Metropal halka arz oluyor. Bu şirket yemek kartı şirketi.
Hani şu şirketlerin çalışanlarına yemek kartı verdiği düzen var ya… Çalışan gider restoranda harcar, markette harcar. Bir de herkesin bildiği bir gerçek var: Bu kartları “kırdıranlar” var. İnsanlar belli bir komisyonla kart bakiyesini birine devreder, karşılığında nakit alır. Sektörün gerçeği bu. Şirket verir, sen ister harca ister kırdır, paraya çevir.
İşte Metropal, bu yemek kartı işinin içinde. Şirketler adına bu kart süreçlerini yürütüyor.
Şimdi bu şirket halka arz oluyor, bulunan değer: 8 milyar TL.
Ya akıl var mantık var… Sen ne iş yapıyorsun kardeşim de 8 milyar TL değerlemeye ulaşıyorsun? Ne varlığın var? Ne teknolojin var? Ne üretimin var? Elinde ne var ki?
Gelelim asıl meseleye.
Bu değerleme raporları, bu izahnameler normalde SPK’nın kontrolünden DİDİK DİDİK geçirilir. Kelimesi kelimesine, rakamı rakamına incelenir. Normalde olan budur.
Metropal’de ne oldu bilmiyorum ama raporu okuyunca “araya kaynamış” gibi duruyor.
SPK normalde halka arz fiyat tespit raporlarında iki yöntem ister. Der ki: “İki yaklaşımla değerle, ortalamasını al.”
Böylece bir taraftan şişirme var mı yok mu görülür. Yaklaşımlar birbirini teyit etmeli.
Tamam, yıllardır “usulen iki yöntem yapıp birini şişiren” örnekleri gördük. Hatta iki yöntemin birbirine yakın olması gerekirken birinin diğerinin 2-3 katı çıktığını bile gördük.
Ama en azından usulen yapılırdı. Kurallara uyulurdu.
Hatta şunu da gördük: Şirket “iki yöntem” diye çıkar ama arkadan dolanıp tek yöntemi fiilen öne koyar. Nadir de olsa bunu da gördük. Ama yine de SPK “iki yöntem” şartını koyar, uygulatırdı.
Metropal’de farklı bir iş görüyoruz: Halka arzda hisse fiyatı tek yöntemle bulunmuş.
SPK buna nasıl müsaade etti?
Daha önce halka arz olan şirketler, ya da gelecekte arz olacak şirketler… Bunların başı kel mi? Metropal tek yöntemle hisse fiyatı bulurken diğerleri niye iki yöntem uyguluyor?
“Tüm canlılar eşit ama bazıları daha eşit” mi SPK nezdinde?
Metropal’in hukuken ve otorite karşısındaki ayrıcalığı nedir, nereden geliyor?
Bakın tablo net:
- Tek yönteme göre değerleme yapıyor.
- Değerlemede varsayımlar net olarak açıklanmamış, risk faktörleri gözetilmemiş.
- Rakamlar şişkin duruyor.
- Şirketin bilançosundaki sorunlara değinilmiyor.
SPK, halka arz olan diğer şirketlerden bunları isterken; iki yöntem şartı koşarken; detaylı risk seti isterken… Metropal’in ayrıcalığı ne?
Tekrar ediyorum: SPK normal şartlarda bu raporları DİDİK DİDİK eder. Harfi harfine inceler, rakamları düzelttirir. Buradaki ayrıcalık nereden geliyor?
Metropal’in değerlemesinde sadece gelir yaklaşımı kullanılmış. Bu o kadar kırılgan bir yöntem ki…
Aşırı varsayıma dayanır. İstersen kafana göre her şeyi “salla”; biri çıkıp “bu hatalı, bu kabul edilemez” demedikçe, hisse fiyatını kafana göre belirlersin.
İşte tam bu noktada “bunu diyecek kişi” SPK olmak zorunda.
Şirketin büyüme oranları inanılmaz yüksek belirlenmiş. Kâr marjları yüksek ve artıyor.
Bilançodaki sorunlara zaten değinmiyorum bile. Makroekonomiye karşı inanılmaz bir iyimserlik var ama ortada bunun makul gerekçesi yok.
Sonuç? Şirketin değeri şişmiş.
Peki hadi diyelim bunu yaptılar… SPK’nın en azından burada duyarlılık analizleri, senaryo analizleri istemesi lazım.
Böylece Metropal’in hisse fiyatının kurulduğu çerçeveden sapma olursa yatırımcıyı ne bekliyor görülür. Yatırımcı da bakar: “Hangi varsayım değişirse değer ne oluyor?” görür, tartar.
Ona göre karar verir. Yatırım kararı dediğin budur.
Ama o da yok.
Metropal’in halka arzı değil belki ama halka arz süreci tam bir hayal kırıklığı. Bir hayal kırıklığı da SPK’ya.
SPK çoğu konuda kulağının üzerine yatıyor. Hiçbir şeye ses çıkarmıyor.
Kardeşim, madem orada süs eşyası olacaktın oturacaktın… o zaman ne işin var orada?
Kalk, başkası otursun. Bu memlekette liyakat sahibi sayısız genç var.
Kimse, kimseyi zorla çalıştırmıyor. Bu ışıltılı hayatı sen seçtin uzman kardeşim.
Son bir büyük soruna değineyim; borsayla ilgili yazılarda hep söylüyorum.
Bakın yaptıklarınız (veya yapmadıklarınız) bu memlekete ZARAR VERİYOR.
Özellikle SPK için diyorum: Müsaade ettiğiniz her yanlış, her hata, her KANUN TANIMAZLIK emsal yaratıyor.
Gördük: Bir arkadaş milyarlarca liralık para piyasası fonunun yarısını HİSSE doldurdu, sesiniz çıkmadı. Fonlarda ne haltlar çevirdi, sesiniz çıkmadı.
Bir başkası saçma sapan şirketleri 1 trilyon TL’ye çıkardı, izlediniz. Şimdi çakılıyor 600 milyar TL para buharlaştı – hala sesiniz çıkmıyor.
Siz kulağınızın üstüne yattıkça bunlar EMSAL yaratıyor. Ve gelecekte ülkece başımızı çok ağrıtacak.
Sevgiyle kalın.
Sosyal medya hesaplarım:
Instagram: @turkeracikgoz
instagram.com/turkeracikgozz
Twitter (X): @Turkeracikgoz
x.com/Turkeracikgoz
Linkedin: https://www.linkedin.com/in/turkeracikgoz/






