Yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık alanında faaliyet gösteren Astons’un verileri, Türk yatırımcıların Yunanistan Golden Visa programına ilgisinin son yıllarda istikrarlı biçimde arttığını ortaya koydu. Program, özellikle Avrupa’da alternatif yaşam kurmak isteyen yatırımcıların öncelikli tercihleri arasına girdi.
Şirket verilerine göre başvurulardaki artış, yalnızca finansal kazanç beklentisiyle sınırlı kalmıyor. Yatırımcıların kararlarında yaşam kalitesi, eğitim imkanları ve uzun vadeli güven arayışı belirleyici rol oynuyor.
İkinci oturum izni yatırımın ötesine geçti
Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, yatırımcıların ikinci oturum iznini artık sadece bir yatırım aracı olarak görmediğini belirtti. Özellikle bayram dönemlerinde Yunanistan’a yapılan seyahatlerin yatırım amaçlı incelemelerle birleştiğini ifade eden Yiğit, sürecin çoğu zaman vize kolaylığı motivasyonuyla başlayıp daha kapsamlı bir yaşam planına dönüştüğünü söyledi.
Yiğit’e göre artan yaşam maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalar, yatırımcıları yalnızca kazanç odaklı değil, aynı zamanda geleceklerini güvence altına alacak çözümler aramaya yöneltiyor. Bu eğilim, yatırım kararlarında yaşam kalitesinin giderek daha fazla ön plana çıktığını gösteriyor.
Yunanistan Türk yatırımcıların radarında
Yunanistan’ın sunduğu Golden Visa programı, 250 bin eurodan başlayan yatırım modeliyle öne çıkıyor. Program, yatırımcılara mülk edinmenin yanı sıra Schengen bölgesinde serbest dolaşım hakkı, aile bireylerini kapsayan başvuru imkanı ve Avrupa’daki eğitim ile sağlık sistemlerine erişim avantajı sağlıyor.
Minimum ikamet zorunluluğunun bulunmaması da yatırımcıların mevcut yaşam düzenlerini bozmadan programa dahil olabilmesine olanak tanıyor. Özellikle Atina gibi şehirlerde kira talebinin güçlü olması ve gayrimenkulde değer artışı beklentisi, yatırımcı ilgisini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Yatırım kararları sahada şekilleniyor
Son dönemde yatırımcı davranışlarında değişim gözlendiğini belirten Yiğit, karar süreçlerinin masa başından sahaya kaydığını ifade etti. Projelerin yerinde incelenmesi, bölgenin deneyimlenmesi ve yaşam koşullarının doğrudan gözlemlenmesi, yatırımcıların daha bilinçli ve uzun vadeli kararlar almasını sağlıyor.
Bu tablo, Türk yatırımcıların yurt dışı yatırım tercihlerini yalnızca finansal getiri üzerinden değil, çok boyutlu bir yaşam stratejisi çerçevesinde değerlendirdiğini ortaya koyuyor.





