TC Lira TV kanalına konuk olan Prof. Dr. Yakup Küçükkale, Merkez Bankası’nın (TCMB) Nisan ayı faiz kararını ve piyasalardaki son durumu sert bir dille eleştirdi. Küçükkale, Merkez Bankası’nın “de facto” (fiili) bir faiz politikası yürüterek kamuoyunu yanılttığını savundu.
“Kağıt Üstünde %37, Fiiliyatta %40”
Merkez Bankası’nın politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakmasına rağmen piyasada gecelik faizlerin %40 olarak uygulandığına dikkat çeken Küçükkale, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer %37 yeterliyse neden gecelik repoya geçtiniz? Piyasada fiili faiz zaten %40. Politika faizini sabit tutmak, ‘faiz artırmadık’ diyebilmek için yapılan bir algı operasyonudur. Kimi kandırıyorsunuz? Uyguladığınız faiz neyse onu resmiyete dökün ki bankanın itibarı ve şeffaflığı korunsun.”
“Faiz Yüksek Değil, Kredi Yok”
Piyasadaki konkordato ve iflas dalgasının sorumlusunun yüksek faiz olduğu yönündeki görüşlere katılmadığını belirten Küçükkale, reel sektörün asıl sorununun krediye erişim olduğunu vurguladı. %37 faizin enflasyondan arındırıldığında net %6 getiri sağladığını ve bunun yüksek olmadığını belirten ekonomist, “Piyasa faizden değil, bankaların kredi kota kısıtlamaları nedeniyle paraya ulaşamamaktan ağlıyor” dedi.
“Ya Faiz Artırılmalı Ya Hedef Güncellenmeli”
Merkez Bankası’nın %16’lık yıl sonu enflasyon hedefinin mevcut şartlarda bir “hayal” olduğunu ifade eden Küçükkale, ekonomi yönetimine şu çağrıda bulundu:
- Seçenek 1: %16 hedefine sadık kalınacaksa, optimal faiz olan %41 seviyesine çıkılmalı.
- Seçenek 2: Hedef %25 gibi gerçekçi bir rakama revize edilerek faiz indirim alanı açılmalı.
Bağımsızlık Tartışması
Merkez Bankası’nın tarihsel sürecine de değinen Küçükkale, bankanın kuruluşunda %15 olan hazine payının bugün %55’e çıktığını hatırlatarak, bankanın siyasi baskılardan arınmış bağımsız bir politika izlemesinin işleyiş mekanizması gereği zorlaştığını sözlerine ekledi.






