Borsa İstanbul’da son dönemde sıkça tartışılan “patron satışı” başlıklarına bir yenisi daha eklendi. DCT Trading Dış Ticaret, halka arzın üzerinden yaklaşık bir yıl geçmeden dev hisse satışı hazırlığına girişirken, eş zamanlı yürütülen tanıtım faaliyetleri dikkat çekti.
Şirketin hâkim ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sadık Ahmet, elinde bulunan 39 milyon adet B Grubu payın borsada satılabilir niteliğe dönüştürülmesi amacıyla bir süre önce Sermaye Piyasası Kurulu’na başvuruda bulundu.
KAP’a yapılan açıklamaya göre söz konusu başvuru, SPK Pay Tebliği kapsamında hazırlanan Pay Satış Bilgi Formu’nun onaylanmasına ilişkin. Satışa konu payların, şirket sermayesinin yaklaşık yüzde 10’una denk geldiği belirtildi.
Ancak piyasada asıl dikkat çeken gelişme, bu başvurunun hemen ardından gerçekleştirilen yoğun PR organizasyonu oldu.
Şirket, yaklaşık 20 gazeteciyi Yunanistan’ın Gümülcine bölgesinde ağırlayarak ekili tarım arazilerini gezdirdi. Organizasyonda şirket faaliyetlerinin anlatıldığı sunumlar yapılırken, özel davetler ve sosyal etkinlikler de düzenlendi. Katılımcılara “unutulmaz bir gece” yaşatıldığı ifade edilirken, bu zamanlama yatırımcı kulislerinde farklı yorumlandı.
Piyasa çevrelerinde, “Büyük satış öncesi olumlu algı oluşturma çabası mı?” sorusu yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Özellikle son dönemde Borsa İstanbul’da patron satışlarının artması ve küçük yatırımcının ciddi zararlar yaşaması nedeniyle, bu tür organizasyonlar daha fazla sorgulanır hale geldi.
Uzmanlara göre halka arz sonrası gelen büyük ortak satışları teknik olarak mevzuata uygun olsa da, yatırımcı psikolojisi açısından önemli riskler barındırıyor. Çünkü halka arz döneminde büyüme hikâyesi anlatılarak yatırımcı çekilen şirketlerde, kısa süre sonra büyük pay satışlarının gündeme gelmesi “ortak şirkete değil hisse fiyatına mı odaklandı?” eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Özellikle son dönemde bazı şirketlerde görülen yüksek hacimli patron satışları sonrası hisselerde yaşanan sert hareketler, küçük yatırımcıların bu tür gelişmelere karşı daha hassas yaklaşmasına neden oluyor.
DCT Trading cephesinden ise organizasyonun tamamen kurumsal iletişim ve tarımsal faaliyetlerin tanıtımına yönelik olduğu belirtiliyor. Ancak piyasada oluşan algı, satış başvurusu ile PR faaliyetlerinin aynı döneme denk gelmesinin tesadüf olmadığı yönünde.






