Türkiye ekonomisinin dış dengelerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunan Esfender Korkmaz, yılın ilk dört ayında yaşanan döviz kaybının alarm verici boyutlara ulaştığını söyledi.
Korkmaz’ın hesaplamalarına göre, Ocak-Nisan 2026 döneminde cari açık 29 milyar 972 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde cari açık 22 milyar 586 milyon dolar seviyesindeydi.
Buna ek olarak net hata ve noksan kaleminden aynı dönemde 17 milyar 687 milyon dolarlık çıkış yaşandığını belirten Korkmaz, “Türkiye dört ayda toplam 47 milyar 659 milyon dolar döviz kaybetti” değerlendirmesinde bulundu.
“Yabancı Sermaye Gelmiyor, Borçlanma Artıyor”
Korkmaz, doğrudan yabancı yatırım girişlerinin yetersiz kaldığını, cari açığın ağırlıklı olarak dış borçlanma ile finanse edildiğini ifade etti.
Türkiye’nin mevcut cari açık sorununun arkasında iki temel neden bulunduğunu belirten Korkmaz, siyasi gelişmeler ve TL’nin aşırı değerlenmesinin ekonomiyi olumsuz etkilediğini savundu. Özellikle siyasi belirsizliklerin yatırımcı güvenini zayıflattığını belirten Korkmaz, yatırım sermayesinin Türkiye’ye gelmek yerine çıkış eğiliminde olduğunu ileri sürdü.
“TL Rekabet Gücünü Kaybetti”
Korkmaz’a göre son yıllarda Türk Lirası’nın reel olarak değer kazanması, ihracatçıların rekabet gücünü önemli ölçüde azalttı.
Merkez Bankası’nın kullandığı reel kur endeksinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını savunan Korkmaz, döviz kurunun artık serbest piyasa koşullarında oluşmadığını, kurun kamu müdahaleleriyle baskılandığını öne sürdü.
Ekonomik teoride dalgalı kur rejiminin cari açığı zamanla dengelemesi gerektiğini hatırlatan Korkmaz, Türkiye’de ise Merkez Bankası ve kamu bankalarının döviz satışlarıyla kurun yükselmesinin engellendiğini, bu nedenle piyasa mekanizmasının sağlıklı çalışmadığını ifade etti.
Dikkat Çeken Dolar Hesabı
Prof. Dr. Korkmaz, 2003 yılı baz alınarak yaptığı hesaplamada, Türkiye ve ABD’deki enflasyon farkları ile dolar endeksindeki değişimin dikkate alınması halinde, Mayıs 2026 itibarıyla dolar kurunun yaklaşık 91,11 TL seviyesinde olması gerektiğini ileri sürdü.
Ancak bu rakamın kesin bir “denge kuru” anlamına gelmediğini vurgulayan Korkmaz, hesaplamanın yalnızca Türk Lirası’nın mevcut durumda olması gerekenden daha değerli tutulduğuna işaret ettiğini belirtti.
“Yeni Bir Kur Şoku Riski Var”
Korkmaz, mevcut ekonomi politikasının yüksek reel faiz sayesinde kısa vadeli sermaye girişlerine dayandığını ifade ederek, bunun ekonomide kırılganlığı artırdığını söyledi.
Türkiye’nin rekabet gücünü kaybettiğini, dış ticaret açığının devam edeceğini savunan Korkmaz, özellikle Avrupa ile ticarette elde edilen fazlanın siyasi gerilimlerin artması halinde risk altına girebileceğini belirtti.
Ekonominin sıcak para girişlerine bağımlı hale geldiğini vurgulayan Korkmaz, “Bir aksama yaşanması veya sıcak paranın çıkışa yönelmesi halinde yeni bir kur şoku kaçınılmaz olabilir” değerlendirmesinde bulundu.






