Yeniçağ Gazetesi yazarı Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Türkiye’de tarım sektörünün içinde bulunduğu durumu çarpıcı örneklerle değerlendirdi. Korkmaz, teknoloji ürünlerinin zaman içinde ucuzlayacağını, buna karşılık tarımsal üretimde artan maliyetler nedeniyle gıda fiyatlarının yükselmeye devam edeceğini söyledi.
Apple’ın 1 TB kapasiteli iPhone 17 Pro Max modelinin yaklaşık 146 bin TL seviyesindeki fiyatını örnek veren Korkmaz, toptan kilogram fiyatı 350 TL olan kaşar peyniriyle yaptığı hesaplamaya göre bir iPhone satın alabilmek için yaklaşık 417 kilogram kaşar peyniri üretilmesi gerektiğini ifade etti. Bunun için de 333 ineğin sağılması ve yaklaşık 5 ton süt elde edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Teknoloji ucuzlar, gıda pahalanır”
Korkmaz’a göre teknolojik ürünlerde üretim maliyetleri yeni teknolojiler ve artan rekabet sayesinde zaman içinde düşerken, tarım ürünlerinde tam tersi bir süreç yaşanıyor. Nüfus artışı, tarım alanlarının daralması ve organik ürünlere yönelik küresel talep nedeniyle gıda fiyatlarının uzun vadede yükselmeye devam edeceğini belirtti.
Tarımsal girdi maliyetleri alarm veriyor
Yazısında resmi verilere de yer veren Korkmaz, yıllık üretici enflasyonunun yüzde 28,59, tüketici enflasyonunun ise yüzde 32,37 seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Buna karşılık tarımsal girdi fiyatlarının yüzde 38,97 arttığını, yalnızca gübre fiyatlarındaki yıllık artışın ise yüzde 62,77’ye ulaştığını vurguladı.
Artan girdi maliyetlerinin doğrudan üretim maliyetlerine ve gıda fiyatlarına yansıdığını belirten Korkmaz, yüksek enflasyonun kalıcı hale gelmesinde tarımdaki yapısal sorunların önemli rol oynadığını ifade etti.
“Tarım politikası değişmeli”
Korkmaz, Türkiye’nin tarım politikalarında kapsamlı bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu belirterek şu başlıklara dikkat çekti:
- Ekonomik ve siyasi istikrarın sağlanmasıyla gıda fiyatlarındaki fırsatçılığın önüne geçilmesi,
- Soğuk zincir, depolama ve lojistik altyapısının güçlendirilmesi,
- Tarım alanlarının imara açılmasının engellenmesi,
- Erozyonla mücadele edilmesi ve üretim alanlarının korunması.
“Devlet yasaya uymalı”
Korkmaz, Tarım Kanunu’nda tarımsal desteklerin gayrisafi yurt içi hasılanın en az yüzde 1’i olması gerektiğinin hüküm altına alındığını hatırlatarak, uygulamada bu oranın çok altında kalındığını söyledi.
2025 yılında fiilen kullanılan tarımsal desteklerin 158,55 milyar TL olduğunu, aynı yıl yaklaşık 63 trilyon TL seviyesindeki milli gelir dikkate alındığında desteğin GSYH’nin yalnızca yüzde 0,25’i seviyesinde gerçekleştiğini belirten Korkmaz, bunun yasal hedefin dörtte biri düzeyinde kaldığını ifade etti.
Organik tarım çağrısı
Korkmaz, dünyada organik tarım ürünlerine yönelik talebin hızla arttığını belirterek Türkiye’nin bu alanda önemli bir fırsata sahip olduğunu söyledi. Devletin organik tarım ve hayvancılığı teşvik etmesi, üreticilere tohum ve damızlık desteği sağlaması ve örnek üretim çiftlikleri kurarak sektöre öncülük etmesi gerektiğini vurguladı.
Korkmaz’a göre Türkiye, tarımsal üretimi güçlendirecek yapısal reformları hayata geçirmediği sürece hem gıda enflasyonu hem de üretim maliyetleri ekonominin en önemli sorunlarından biri olmaya devam edecek.






