O banka
Benim için banka “o banka” demekti, ilk defa “o banka”nın şubesinden işlem yaptırmıştım. Belki zorunluluktan gitmiştim o şubeye, bilmiyordum bankacılık hakkında hiçbir şey. Gişeler yerine vezne vardı, önce işlemleri yapıyorlar sonra sizi vezneye davet ediyorlardı “o banka”da. Sahiden çok saygın davranıyorlardı. Hayatta bir şey olamamış beni, “o bankanın” o şubesinde çok önemli hissettirirlerdi, Vezneye davet ederlerken…
Arka tarafta bir aile büyüğümüz vardı beni uzaktan görür “Nasılsın?” derdi. Aramızda çok mesafe olurdu konuşmalarda, ben kendimi “hiç” olarak görürken o “Şefti”. Bana “Nasılsın?” demesinden hep çok mutlu olurdum, o bankada bana hep iyi davranırlardı. İşlemi yapan kadın çalışan bana gülümserdi “demek Kamuran beyin tanıdığı..” diye içinden geçirdi kim bilir?
Ben küçük küçük paralar için gittiğim şubeyi “o banka” sanırdım. Ankara’da Yenimahalle’de küçük şubeydi benim için “o büyük banka”. İşlemleri yapar cebimde benim için büyük ama insanlık için küçük paralar ile çıkardım, sonra öğrendim yaptığım işlemin nakit çekim olduğunu. Nakit çekim o kadar çok ilgimi çekti ki zamanla bütün hayatım bankalarda geçti. Küçük birikimlerimi çektiğim şubeden koptum, yaşamım hızla değişti, başka illerde yaşamaya başladım. Banka şubelerinin isimleri hep değişti ben de büyümüştüm. Kamuran ağabeyimiz vefat etmişti Allah rahmet eylesin işini iyi yapan saygın bir çalışandı. Büyümenin bedelinin sevdiklerinizi bir bir kaybetmek olduğunu öğrenmeye başlamıştım. Hayatın kaybetmek olduğunu öğreniyordum, güzel kaybetmeye başladığım yıllar bir bir geçiyordu.
“O bankayı” hep takip ettim! Cihan ağabey müfettişlik sınavlarına girmemi söylemişti Vakıfbank’ın müfettişiydi o yıllarda… sonra ben daha büyüdüm ve onu da kaybettik. Hayat işte ben de başka banka sınavını kazanmış benim için büyük insanlık için küçük bir adım atmıştım.
“O bankayı” hep takip ettim belki Yenimahalle’deki hesabım yoktu ama takibim hep devam etti. İlk para çekme makinasını, ilk internet şubesini hep o banka getiriyordu sektörümüze. Aklınıza ne gelirse bakın “o bankanın” öncülüğünde olmuştur. Ben bakmıştım!
Ben şubemin yerini müşterilere tarif ederken “o banka” barkod koymuştu kart vizitleri üzerine şube adresini gösteren. “O banka” çalışanları sendikal haklarını kullanırken diğer sektör CEO’ları sendikayı nasıl sektörden çıkardıkları ile övünerek Bodrum’da buzlu içkilerini içiyorlardı.
“O banka”nın yan şubedeki müdürüne kredi verdiğimde öğrenmiştim bir araba parası kadar prim aldıklarını. Biz de rekabet ediyorduk ama şube arabamız bile yoktu o yıllarda oysa “o banka” farklıydı, çalışanlarına değer veriyor, yönetim kadrosunu içeriden yetiştiriyor, rekabet etmiyor, rekabetin etik kurallarını belirliyordu. Kazanırken çalışanları ile paylaşarak bu ülkeye faydalı projelerde yer alıyorlardı. 81 ilde 81 öğrenci projesi, karneni göster kitabını al, milli olimpiyat komitesinin destekçisi oluyorlardı. Saymakla bitmez güzel ülkemize kazandırdıkları…
“O banka” bu topraklara her zaman yatırım yapan işini düzgün yapanların bankası oldu, her zaman da olmaya devam edecek! Değerlerimizin değerlerini bilmeliyiz. Kurucusu kurucumuz olan bu güzel ülkemizin bankası “O BANKA”. Siyasete alet edilmeyecek kadar değerli “O BANKA” hepimizin bankası olarak ülkemize kazandırmaya devam edecek.
Ertugrul SADIKOĞLU






