Yapı Kredi Bankası, 81. yıl kutlamasını Ülker Arena’da gerçekleştirdi.
Türkiye genelinden yaklaşık 10 bin bankacı burada buluşarak Tarkan’ın muhteşem konseri eşliğinde eğlendi.
Banka, bu etkinliğin kusursuz olması için adeta seferber olmuştu.
Öyle ki personelin konaklaması, uçak masrafları, İstanbul’daki yeme-içme ihtiyaçları; kısacası her şey düşünülmüştü. Yani kusursuz bir organizasyondu. Ancak benim burada en çok dikkatimi çeken olay, yıllardır mücadelesini verdiğim ayrımcılığa son verilmiş olmasıydı.
Yapı Kredi Bankası, Türkiye genelinden getirdiği personelin arasına güvenlik görevlilerini ve mutfak personelini de katmıştı. Bu, Yapı Kredi için kendisine yakışan bir davranıştı. Tabii burada insan kaynaklarından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özden Önal Hanım’ın hakkını yememek lazım.
Bugüne kadar Yapı Kredi’de özellikle taşeronda çalışan güvenlik ve mutfak personeline karşı yapılan haksızlıklara yaptığımız eleştirilere hep olumlu yaklaşmıştır. Evet, büyük bir banka. İtalyanlardan sancılı bir geçiş süreci yaşandı. Ancak Yapı Kredi’de zaman zaman özel güvenlik ve mutfak personelleri negatif ayrımcılıkla hep karşılaşmıştır
Biz de bunu zaman zaman dile getirdik.
Ama buradaki en güzel şey, Özden Hanım’ın hassasiyetiyle sorunların anında çözülmesiydi. Bu defa görüyoruz ki hiçbir uyarı olmadan doğrudan banka, kendi kültürüne yakışır bir etkinliğe imza attı.
Türkiye genelindeki tüm personelini aynı çatı altında buluşturmak, kesinlikle Yapı Kredi Bankası’na yakışan bir davranış şekli. Gerçekten de Yapı Kredi’de güzel şeyler oluyor. Ancak hâlâ bankaya yakışmayan bir konu var: taşeron meselesi.
Özden Hanım’ın bundan sonra bu taşeron konusuna da el atıp bankaya hizmet eden o bir avuç insanı yeniden kadroya alınması için çaba harcaması gerekiyor. Bu aslında sadece Yapı Kredi’nin değil, tüm sektörün sorunu. Bu sorun Akbank’ta da var, bazı kamu bankalarında da mevcut.
Taşeron sorunu, Türk bankacılık sektörüne yakışmayan bir sorundur. Bu bir ayrımcılıktır. Adam senin için hizmet veriyor; belinde silahla gerekirse çatışmaya girip ölüyor ya da öldürüyor. Ama sen üç kuruş tasarruf edeceksin diye taşerona devrediyorsun. Bu, ticari ahlaka sığmaz.
Özellikle BDDK’nın bu konuda öncülük yapıp bankaların içine taşeron uygulamasını sokmaması gerekiyor. Artık bankaların bu konuda harekete geçme zamanı geldi.






