• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
4 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ana Sayfa Güncel

Konut Krizi: Barınma Hakkından Servet Transferine

Türkiye’de barınma artık yalnızca bir ekonomik sorun değil; fırsatçılığın, rantın ve yanlış politikaların beslediği yapısal bir kriz. Kiracının alın teri üzerinden kurulan bu düzen, toplumsal adalet duygusunu aşındırıyor ve yeni bir sınıfsal ayrışmayı derinleştiriyor.

- Prof.Dr. Soner Gökten
Eylül 22, 2025
- Güncel, Prof.Dr. Soner Gökten

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Türkiye’de barınma krizi artık yalnızca ekonomik bir darboğaz değil; toplumsal yapının adalet duygusunu aşındıran ve sosyal dokuyu çürüten bir yapısal beka sorunu haline gelmiştir. Konuta erişebilirlik her geçen gün daha da imkânsız hale gelirken, özellikle ücretlilerin ve genç kuşakların “bir gün ev sahibi olabilme umudu” tarihe karışıyor. İşte bu boşlukta fırsatçılık serpiliyor.

Geçtiğimiz günlerde yaşadığım örnek durumu özetliyor: Ankara’da, 35-40 yıllık yıpranmış bir apartmanda yer alan 2+1 daire… Bir ay önce 3,5 milyon TL’ye satın alınmış. Bugün istenen kira ise 30 bin TL. Yani bir ücretlinin maaşını bütünüyle yutacak düzeyde! Bu, rasyonel piyasa koşullarıyla açıklanamaz. Ortada yalnızca insafsız bir fırsatçılık var.

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Ekonomik Teoriden Gerçeğe: Barınma Krizi

Barınma, literatürde “temel ihtiyaç” kategorisinde yer alır ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde açıkça “herkesin barınma hakkı vardır” denir. Ancak Türkiye’de barınma hakkı, serbest piyasa dinamiklerinin ötesinde bir rant mekanizmasına hapsedilmiş durumda.

Ekonomi biliminin en temel teorilerinden biri, “konut piyasası arz-talep dengesiyle şekillenir” der. Ancak bizde durum farklı… Konut arzı büyük ölçüde lüks projelere ve spekülatif yatırımlara yönelmiş durumda. Talep ise ücretlilerin değil, servetini büyütmek isteyen varlıklı kesimlerin isteği doğrultusunda belirleniyor. Sonuçta, piyasa kiraları değil; sömürüye dayalı bir düzenin fırsatçı fiyatlarını belirliyor.

Politikaların Tetiklediği Kriz: Sosyal Devletten Rant Devletine…

Bu dengesizlik, kendiliğinden ortaya çıkmamıştır. Yıllardır uygulanan konut politikaları, sorunun temelini oluşturmaktadır. Devletin, barınmayı bir kamu hizmeti ve sosyal hak olarak görmekten uzaklaşıp, inşaat sektörünü yabancıya satış ve vatandaşlık programlarına hizmet eden bir büyüme motoru olarak kullanması, rantı öne alması, NAS deneyi ve benzeri yanlış politikalarla arzın niteliğini halkın aleyhine değiştirmiştir. Yüzde 25 kira sınırı gibi düzenlemeler ise piyasayı regüle etmek yerine, ev sahibi-kiracı arasında bir “hukuk savaşı” başlatmış ve devletin düzenleyici rolündeki zafiyeti gözler önüne sermiştir.

Demode Evlerden Hak Edilmeyen Kira Yaratılmıştır!

Asıl çarpıcı olan, yıpranmış, demode, yaşam kalitesi düşük evlerin bile fahiş fiyatlarla kiraya verilmesidir. Burada “barınma ihtiyacı” değil, doğrudan insanların muhtaçlığı fiyatlanmaktadır. Muhtaçlığın yatırım aracına dönüştüğü bu tablo, kiracıyı daha da çaresiz bırakmaktadır. Çünkü günün sonunda kiracı denilen ev alma umudunu kaybetmiş olan ücretlidir. Bu, ne piyasa teorisiyle ne de ahlaki zeminde açıklanabilecek bir durumdur.

Enflasyonist Sığınak: Barınma İhtiyacına Karşı Servet Koruma!

AlakalıHaberler

Polisan’ın “Kısmi Bölünme” Raporu, Türkiye Sermaye Piyasalarının Zafiyetini Ortaya Koydu

Bir Balonun Çöküşü: SASA Gerçeği Artık Gizlenemiyor

Refah Masalı Bitti: Artık Emeğin Değil, Hayalin Vergisi Alınıyor

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Bu durumun arkasındaki bir diğer önemli neden, yüksek enflasyonist ortamdır. Finansal istikrarsızlık koşullarında, sermaye sahipleri için konut, bir “barınma aracı” olmaktan çıkıp, paranın değer kaybından korunmak için bir “güvenli liman” haline gelmiştir. Barınma ihtiyacı olan milyonlar ile servetini korumaya çalışan bir azınlığın aynı piyasada rekabet etmesi, fiyatları ve kiraları reel gelirlerden tamamen koparmaktadır. Mesele “Siz maaşını<ı Dolar’la alıyor musunuz?” diye sormak değil, SERVET TRANSFERİNİ önlemektir. Lakin her şey için şu anki durum itibariyle geçtir.

Modern Feodal Aidat: Kiracıya Mahkûmiyet…

Konut artık bir barınma aracı değil, bir “gelir transferi” aracıdır. Kira ödemesi, modern toplumda feodal aidatın güncellenmiş versiyonu haline gelmiştir. Eskiden köylü, toprağı işlemek için ağaya ürün verirken; bugün ücretli, emeğinin karşılığını ev sahibine aktarmak zorunda bırakılmıştır.

Barınma hakkının elden alınması, yalnızca bireysel bir mağduriyet değil; toplumsal sınıf ayrımlarını derinleştiren bir mekanizmadır. Kiracı ile ev sahibi arasındaki ekonomik uçurum, artık sınıfsal bir ayrışmaya dönüşmektedir. Bir tarafta emeğiyle geçinen ve kirada yaşamaya mahkûm edilen milyonlar, diğer tarafta “kira geliri” üzerinden servetini büyüten bir rantiye sınıfı… Bu, ekonomik eşitsizliği kalıcılaştırarak toplumsal barışı doğrudan tehdit eder hale gelme olasılığını perçinlemektedir.

Konut krizinin sonuçları yalnızca ekonomik değil, sosyaldir. Sosyal bilimlerde sıkça vurgulandığı gibi, barınma hakkının ihlali, toplumsal huzursuzluğun en önemli tetikleyicilerinden biridir. Zira kira yükü altında ezilen bir genç evlilikten, aile kurmaktan, hatta üretken bir birey olmaktan uzaklaşır. Bu da demografik krizden toplumsal şiddete kadar pek çok sorunun kapısını aralar.

Bu ekonomik baskı, aynı zamanda derin bir psikolojik yıkıma da yol açabilir. Geçmiş nesiller için “başını sokacak bir ev” mottosu en temel gelecek güvencesi iken, bugünün gençleri için bu umudun yok olması, kronik bir geleceksizlik ve kaygı hissiyatı yaratmaktadır. Sürekli taşınma zorunluluğu ise bireylerin yaşadıkları yere kök salmasını engelleyerek “mahalle kültürünü” ve mekânsal aidiyeti erozyona uğratmakta, bu da toplumsal bağları zayıflatmaktadır.

İşin Özeti Şudur: Krizin Kökeni Erişilebilirliktir!

Bugün Türkiye’de konut krizi, yalnızca fiyatlarla, kiralarla veya faiz oranlarıyla açıklanabilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır. Asıl köken, konuta erişilebilirliğin ortadan kalkmasıdır. Bu erişimsizlik, muhtaçlığı yatırım aracına dönüştürmekte, barınma hakkını gasbetmekte ve finansal sınıf ayrımını şiddetlendirmektedir.

Kısacası, konuta erişebilirlik ortadan kalktıkça, “kiracının alın teri” üzerinden yeni bir sömürü düzeni kurulmaktadır. Bunun adı KONUT ÜZERİNDEN SERVET TRANSFERİDİR! Bu düzen ne barınmayı güvence altına alır, ne toplumsal dengeyi korur… Aksine, halkın sırtından geçinen bir fırsatçılık rejimini besler.

Sevgi ve vicdanla kalın…

Prof. Dr. Soner GÖKTEN

Etiketler: Soner GÖKTEN
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Erdoğan’dan ADB öncesi Trump’a jest! Bazı ürünlerde gümrük kaldırıldı

Sonraki Haber

Konkordato iflasa dönüştü! 49 yılık dev holdingi resmen iflas etti

Prof.Dr. Soner Gökten

İlgili Gönderiler

Borsa

Yüzde 5’lik Ortak Şirketi Konkordatoya Götürdü!

Haziran 4, 2026
Işık Ökte: Türkiye Borsası Tarihinin En Sert Negatif Ayrışmalarından Birini Yaşıyor
Borsa

ASELSAN ve ASTOR Hariç Herkes Kaybetti: Borsada Acı Tablo

Haziran 4, 2026
Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor
Bankacılık

Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor

Haziran 4, 2026
Borsa

Borsadan Para Topladı, Fabrikaya Değil Faize Yatırdı

Haziran 3, 2026
Akbank’tan Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu
Bankacılık

Akbank’tan Dev Borçlanma Hamlesi: 1,2 Milyar Dolarlık Talep Geldi

Haziran 3, 2026
Endeks Mühendisliği! Üç Hisseyle Endekste Büyük Oyun
Borsa

Borsada faiz Kıskacındaki Şirketler: Borç Yükü Sermayeyi Aştı

Haziran 3, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.