Ödemeler dengesinde kaynağı belirsiz döviz giriş ve çıkışlarını gösteren “net hata ve noksan” kaleminde bu yıl rekor düzeyde çıkış yaşanıyor. Dünya Gazetesi yazarı ekonomist Naki Bakır, Merkez Bankası verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmede, net hata ve noksan kaleminin ocak–ekim döneminde eksi 15,6 milyar dolar, ekim sonu itibarıyla son bir yılda ise 20,3 milyar dolar seviyesine ulaştığını vurguladı.
Bakır’a göre, son bir yılda 22 milyar dolarlık cari açık ile birlikte kaynağı belirsiz döviz çıkışının da finansman gerektirmesi nedeniyle toplam finansman ihtiyacı 42,5 milyar dolara yükseldi. Böylece finansman gereği adeta ikiye katlanmış oldu.
Merkez Bankası’nın ekim ayı ödemeler dengesi verilerine göre cari işlemler hesabı 457 milyon dolar fazla verdi. Ancak aynı ayda net hata ve noksan kaleminde 3,15 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Bu nedenle rezervlerden 1,6 milyar dolarlık kullanım gerçekleşti ve finans hesabı 2,7 milyar dolara ulaştı.
Naki Bakır, net hata ve noksan kaleminin teknik olarak ölçüm hatalarını da içermekle birlikte, özellikle uzun süre yüksek ve kalıcı eksi vermesinin fiili döviz çıkışının göstergesi olarak okunduğuna dikkat çekti. Bu çıkışların ağırlıklı olarak yerleşiklerin yurt dışına sermaye aktarması, fiziki döviz çekimleri, şirketlerin döviz pozisyonlarını koruma amaçlı işlemleri ve kayıt dışı ticaret kaynaklı hareketlerden oluştuğunu belirtti.
Çıkışı tetikleyen faktörler
Bakır’ın analizinde, döviz çıkışını teşvik eden başlıca unsurlar şöyle sıralandı:
- Kurda “düzeltme” beklentisi ve baskılanmış kur algısı
- Para politikasının sürekliliğine ilişkin güven eksikliği
- Enflasyon ile faiz arasındaki uyumsuzluk
- Siyasal belirsizlik algısı ile jeopolitik ve küresel riskler
Son bir yıllık dönemde net doğrudan yatırımlardan 5,2 milyar dolar giriş, portföy yatırımlarından sınırlı bir giriş görülürken, finansmanın önemli bir kısmının rezerv kullanımıyla sağlandığını kaydeden Bakır, cari açık ile net hata ve noksan toplamının milli gelire oranının yüzde -2,8 düzeyine ulaştığını, bunun Orta Vadeli Program hedefinin yaklaşık iki katı olduğuna işaret etti.
Naki Bakır’a göre, son 20 yılın verileri net hata ve noksan kaleminin Türkiye’de “güven” göstergesi niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. 2023’ten bu yana gözlenen çıkışların panik niteliğinde olmadığını, ancak kalıcılaşan bir sermaye davranışına işaret ettiğini vurguluyor.





