• Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar
4 Haziran 2026 Perşembe
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
  • Bankacılık
  • Borsa
  • Döviz
  • Kripto
  • Altın
  • Eko Dünya
  • Sigorta
  • Şirket Haberleri
  • Yazarlar
ParaMedya
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
ParaMedya
Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
Ana Sayfa Ekonomi Eko Dünya

5,4 Milyon Kişinin Aynı Çığlığı: Türkiye’de Barınma Artık Hayatta Kalma Meselesi

TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesine yapılan rekor başvuru, yalnızca bir konut talebini değil; orta sınıfın çöküşünü, sistematik yoksullaştırmayı ve barınmanın bir hak olmaktan çıkıp ayrıcalığa dönüşmesini gözler önüne seriyor.

- Türker Açıkgöz
Aralık 16, 2025
- Eko Dünya, Güncel, Türker Açıkgöz
Türker Açıkgöz

Türker Açıkgöz

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesine başvuran sayısı, bildiğimiz kadarıyla 5 milyon 440 bin kişi oldu. Rakamın kendisi bile insanın başını döndürüyor. Çünkü burada yalnızca bir “proje”ye başvuru yok; burada bir ülkenin, kalabalıklar halinde, aynı cümleyi fısıldaması var:

“Benim de başımı sokacak bir evim olsun.”

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Üstelik konuştuğumuz evler de saray değil. 1+1 ve 2+1. 55 metrekare ile 80 metrekare arası. Ne lüks, ne gösteriş; yalnızca bir kapı, bir anahtar, bir güven duygusu. Türkiye’nin tamamı günlerce bu projeye kilitlenmişti. Milyonlar başvurdu. Şartlar zorlayıcıydı; kabul edilenler kadar edilemeyen de çok. Ama mesele şu: İnsanlar şartlara, kuyruklara, belgelere takılmaktan korkmadı. Çünkü zaten korktukları şey, daha büyük ve daha yakıcıydı: barınamamak.

Niye böyle oldu peki?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Cevap aslında acı bir basitlikte: Türkiye’de barınma, artık “hayat standardı” değil, doğrudan “hayatta kalma” meselesi.

Bakın, daha önce de defalarca konuştuğum bir şey var: sistematik yoksullaştırma. Bu düzenin en etkili silahı, barınmadır. Toplumu bilinçli şekilde yoksullaştırmanın iki temel ayağı vardır: birincisi barınma krizini derinleştirmek, ikincisi gıda krizini sürdürmek. İnsan, kirasını nasıl ödeyeceğini düşünürken; pazar filesini yarım doldururken; çocuğunun okul masrafını hesaplayıp gece uyuyamazken, toplumsal meselelere “lüks” gibi bakmaya başlar. Hedef budur. Ve görünen o ki, bu hedefe fazlasıyla ulaşıldı.

Daha da çarpıcı olan ne biliyor musunuz?

Bu projeye başvuranlar yalnızca düşük gelirli yurttaşlar değil. Tıp doktorları, akademisyenler, bürokratlar, üst düzey şirket yöneticileri… Yani “maaşı görece yüksek” denen kesimler. Çünkü adı “sosyal konut” olsa bile, ödemeleri ancak bu kesimler zorlayarak karşılayabiliyor.

Peki bu insanlar neden sosyal konuta başvuruyor?

Çünkü Türkiye’de artık orta sınıf diye bir şey kalmadı. Bir tarafta ultra zengin, yağ gibi üste çıkan bir kaymak tabaka… Diğer tarafta ise giderek genişleyen, hayatta kalmaya çalışan ve fakirleştirilmiş milyonlar. Aradaki köprü yıkıldı. “Orta direk” dediğimiz kesim, artık orta değil; direk kırıldı.

Somut konuşalım.

Bir profesör maaşı 100 bin TL diyelim. Eşi de profesör olsa, eve toplam 200 bin TL girer. Kulağa “iyi” gelir değil mi? Eski Türkiye’de bu parayla konut alınır, çocuk okutulur, araba değiştirilir, birikim yapılırdı. Bugünün Türkiye’sinde ise bu tablo bir cümleyle özetleniyor: Yetmiyor.

5 milyon TL’ye 10 yıl vadeli konut kredisi çektiğinizde, aylık ödeme yaklaşık 163 bin TL’yi buluyor. Bir kamu bankası üzerinden yapılan hesapla konuşuyorum. Ve bu hesabın içinde daha büyük bir “şaka” var: 5 milyon TL’ye ev bulabilirseniz tabii!

AlakalıHaberler

Mehmet Şimşek Giderse Ne Olur?

Enflasyon Değil Yoksulluk Sorunu: İktidarın Yoksullaştırma Politikasının Başarısı

Tek Yöntem, Bol Varsayım: Metropal Değerlemesinde Neler Oluyor?

İşime yakın olsun deseniz, Ankara’da üniversitelere yakın bölgelerde “düzgün” bir evin fiyatı akıl sınırlarını zorluyor. 8 milyona 3+1 eski bir daire bulunabiliyor. Düzgün 3+1’ler 12 milyon TL’den başlıyor, 20 milyona kadar gidiyor. “Biraz idare ederim, arabayla 15-20 dakika uzakta olsun” derseniz 11-15 milyon bandına, biraz eski olsun derseniz 7-10 milyon bandına düşüyorsunuz. Üstelik bunlar Ankara’nın merkezi bile değil; “dışı” dediğimiz yerler.

Hadi daha net soralım:

10 milyon TL kredi çekseniz, aylık ödeme 326 bin TL’yi buluyor.

Şimdi durup düşünelim: Karı-koca profesör aile bu evi alamıyor. Karı-koca doktor aile de alamıyor. Peki kim alıyor?

İşte sistematik yoksullaştırma dediğimiz şey tam da burada çıplaklaşıyor. Yoksulluk, sadece dar gelirliye değil; işçiye, memura, emekliye, beyaz yakalıya… hatta eskiden “orta direğin teminatı” saydığımız, maaşı yüksek sanılan doktora, profesöre, bürokrata, şirket yöneticisine kadar yayıldı. Kapsam genişledikçe, normalleşti. Normalleştikçe, daha az konuşulur oldu. Ve barınma, bir toplumsal hak olmaktan çıkıp piyasanın acımasız terazisinde bir “ayrıcalık” haline getirildi.

Şimdi gelelim en kritik soruya.

Madem kimse konut alamıyor… o halde bu konutları kim satın alıyor?

Kardeşim, üniversite yakını 20 milyonluk daire var. Profesör alamıyor; bırakın profesörü, rektör bile bu maaşla alamaz. Peki kim alıyor o evi?

Bu sorunun cevabı sadece merak konusu değil; ekonominin ve toplumun geleceği açısından hayati. Çünkü o “alabilenler”, sandığınız gibi masum bir azınlık değil. Bazı gruplar ekonomik sistem için “toksik” bir etki yaratıyor: fiyatı yukarı itiyor, erişimi sıfırlıyor, piyasayı çarpıtıyor, toplumu daha da kırılgan hale getiriyor.

Onu bir sonraki yazıda tartışacağım.

Şimdilik şunu not edelim: Yoksulluk tam gaz devam ediyor. Ve biz, yoksulluğu yalnızca “az parası olanlar”ın sorunu sanmaya devam ettikçe, barınma krizinin ülkeyi nasıl sessizce teslim aldığını daha çok izleyeceğiz.

Sevgiyle kalın.

Etiketler: barınma krizitoki başvuruTürker Açıkgöz
Paylaş133Tweet83GönderGönder

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
Önceki Haber

Konut piyasasında sert fren: Rekorun ardından satışlar yüzde 7,8 düştü

Sonraki Haber

Borlease Otomotiv’de Çöküş Derinleşiyor: Fonlar Satışta, Patron Hisseleri Boşalttı

Türker Açıkgöz

İlgili Gönderiler

Borsa

Yüzde 5’lik Ortak Şirketi Konkordatoya Götürdü!

Haziran 4, 2026
Işık Ökte: Türkiye Borsası Tarihinin En Sert Negatif Ayrışmalarından Birini Yaşıyor
Borsa

ASELSAN ve ASTOR Hariç Herkes Kaybetti: Borsada Acı Tablo

Haziran 4, 2026
Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor
Bankacılık

Ödül Yetmiyor… Çalışanlar Alkış Değil Adalet İstiyor

Haziran 4, 2026
Borsa

Borsadan Para Topladı, Fabrikaya Değil Faize Yatırdı

Haziran 3, 2026
Akbank’tan Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu
Bankacılık

Akbank’tan Dev Borçlanma Hamlesi: 1,2 Milyar Dolarlık Talep Geldi

Haziran 3, 2026
Endeks Mühendisliği! Üç Hisseyle Endekste Büyük Oyun
Borsa

Borsada faiz Kıskacındaki Şirketler: Borç Yükü Sermayeyi Aştı

Haziran 3, 2026

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım yapılması uygun sonuçlar doğurmayabilir.

İnternet sitemizi geliştirmek, etkili ve güvenli hale getirmek, sizin için daha kullanışlı olmasını sağlamak amacıyla çerezler (cookie) kullanıyoruz. Daha  ayrıntılı bilgilere “Çerez Politikası” sayfamızdan ulaşabilirsiniz.



  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editoryal Politikalar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Sonuç yok
Tüm sonuçları Göster
  • Ana Sayfa
  • Ekonomi
    • Altın
    • Eko Dünya
    • Sigorta
    • Şirket Haberleri
  • Finans
    • Bankacılık
    • Borsa
    • Döviz
    • Kripto
  • Hakkımızda
  • Gizlilik politikası
  • Çerez Politikası
  • Editöryal Politikalar ve Şeffaflık
  • Yazarlar

paramedya.com - ParaMedya Yayıncılık ve Reklam Hizmetleri Ticaret Ltd.Şti.

Bu web sitesi çerez kullanmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Ziyaret edin Çerez Politikası.