Bilindiği üzere Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar (9903 sayılı Karar, Karar) Mayıs 2025 sonunda yürürlüğe girmiş, yatırım teşvik sistemi çok büyük oranda değiştirilmiştir. Yeni yürürlüğe giren teşvik sistemi temelde Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi ile Sektörel ve Bölgesel Teşvik Sistemi uygulamalarından oluşmaktadır.
Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi (TYKH) aşağıda yer alan 3 programdan oluşmaktadır.
- Teknoloji Hamlesi Programı
- Yerel Kalkınma Hamlesi Programı (YKHP)
- Stratejik Hamle Programı
Sektörel ve Bölgesel Teşvik Sistemi ise 2 programdan oluşmaktadır.
- Öncelikli Yatırımlar Teşvik Sistemi
- Hedef Yatırımlar Teşvik Sistemi
Sektörel ve Bölgesel Teşvik Sistemi temel olarak 3305 sayılı eski Karar’ın devamı niteliğindedir. Yatırımcılara KDV ve gümrük vergisi istisnası sağlarken, eski mevzuata oranla daha düşük vergi indirimi ve SGK prim indirimi sağlamaktadır.
Yazımızın konusunu oluşturan YKHP ise yeni imkânlar sunan TKHP altında yer almaktadır. YKHP kapsamında yerel dinamikler dikkate alınarak, bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması, illerin potansiyellerinin değerlendirilmesi ve rekabet güçlerinin artırılmasına katkı sağlayacak, her il için belirlenen dört yatırım konusuna yönelik yatırımlar desteklenmektedir (Karar Madde 7). Bu kapsamda sigorta işveren desteği ve vergi indirim desteği daha yüksek oranlarda verilmektedir. Yatırım tutarının %15’i ve 301 milyon TL’ye kadar makine desteği ya da yatırım tutarının %20’si ve 301 Milyon TL’ye kadar faiz/kar kayı desteği hibe şeklinde verilmektedir. Özellikle hibe şeklinde makine alım desteği verilmesi bu programı daha da cazip hale getirmektedir.
YKHP Yerel Kalkınma Hamlesi Programı Uygulama Usul Ve Esasları Tebliği (Tebliğ) çerçevesinde yürütülmekte olup, desteklenecek yatırım konuları da Yerel Kalkınma Hamlesi Programı Değerlendirme Komitesi tarafından iller bazında ilan edilerek güncellenmektedir (En son ilan 09.07.2025 tarihli Resmi Gazetede yapılmıştır). Program kapsamında her il için belirlenen 4 alanda yatırım yapılması gerekmektedir.
Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik programı yatırımcılara bir çağrı ile başlamaktadır. Çağrı sonrası başvurular alınmakta, eksik bilgiler kontrol edildikten sonra bir fizibilite etüdü ile birlikte diğer evraklarla başvurulması için yatırımcılara 60 gün süre verilmektedir. 60 gün sonunda yapılan başvurular ilgili ilin bağlı olduğu Kalkınma Ajansı tarafından değerlendirilerek, olumlu görülenler Bakanlığa iletilmektedir. Bakanlıkta kurulan Değerlendirme Komitesi tarafından da desteklenecek yatırımlara karar verilmektedir (Tebliğ Madde 7-8).
Yerel kalkınma hamlesi teşvik program başvuru sürecine ilişkin açılan son çağrı kapsamında muhtemel tarihler aşağıdaki tabloda verilmektedir

Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere çağrı duyurusunun yapılmasından Bakanlık Komitesi’nin karar vermesi aşamasına kadar geçen süre asgari 8-8,5’dır. Kaldı ki, Bakanlık Komitesi’nin hangi sürede karar vereceği, ne sıklıkla toplanacağı gibi hususlarda gerek açıklanan çağrıda gerek Tebliğ’de bir hüküm bulunmamaktadır.
İkinci olarak, 17 Temmuz 2025’de ilan edilen ve başvuruları 30 Eylül 2025’de kapanan çağrıdan sonra yeni bir çağrı ilanı yapılmamıştır. Bu da yerel kalkınma hamle programı kapsamında başvuru yapmak isteyen yatırımcıların 3,5 aydır beklediğini göstermektedir. Başvuru sürecinin de çağrı sonrası 8-8,5 ayda sonuçlandığı dikkate alındığında, yatırımcıların teşvik belgesi almak için bekleme süreleri 1 yılı geçmektedir.
Üçüncü olarak yapılabilecek diğer bir tespit de fizibilite etüdünün başvuruda bulunulan tüm yatırımlar için zorunlu olması, oldukça ayrıntılı bir etüd hazırlanması gerektiği ve program kapsamında yapılacak yatırımlar için mevcut yatırım teşvik belgeleri için öngörülen asgari yatırım tutarlarının talep ediliyor olmasıdır (1. ve 2. bölgeler için 7,5 milyon TL., diğer bölgeler için 15,1 milyon TL.).
Bu bilgiler ve tespitler çerçevesinde aşağıdaki değerlendirme ve öneriler yapılabilir.
- Son yıllarda ülke ekonomisine ilişkin tespitleri ve bu tespitler sonrasın da ortaya koyduğu desteklerle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yol gösterici ve özendirici bir rol üstlenmektedir. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ve Stratejik Yatırımlar Programı gibi üretimi ve özellikle yüksek katma değerli ürünleri desteklemeye yönelik programlar sonrası uygulamaya konulan yerel kalkınma hamlesi programı da bölgelerin avantajlarını dikkate alan ve yol gösteren nitelikte yerinde bir uygulamadır.
- Uygulama ile her ilde 4 yatırım konusu belirlenmiştir. Asgari bir sayı olması mantıklıdır. Ancak nüfusu 200 bin olan il ile nüfusu 6 milyon olan il için aynı sayıda yatırım konusu belirlemek rasyonel görülmemektedir. Dolayısıyla bölgesel özellikler dikkate alınacaksa, eşitlik sağlamak yerine bu özellikleri dikkate alan asgari ve azami sayıda yatırım konusu (asgari 2, azami 6 gibi) belirlemek gerçekçi sonuçlara ulaşmak açısından daha uygundur. Eşitliğin adalet demek olmadığı unutulmamalıdır.
- 9903 sayılı Karar’da (Madde 5) ayrıca belirtilmemiş olduğu hallerde asgari sabit yatırım tutarının; 1’inci ve 2’nci bölgelerde 12 milyon TL. (2026: 15,1 milyon TL), diğer bölgelerde ise 6 milyon TL. (2026: 7,5 milyon TL.) olması öngörülmüştür. Çağrıda aksi bir tutar belirtilmediği için yerel kalkınma hamlesi kapsamındaki yatırımlarda asgari yatırım tutarları da bu rakamlardır. Söz konusu asgari tutarlar için fizibilite etüdü hazırlamak rasyonel görülmemektedir. Belirli bir yatırım tutarına kadar fizibilite etüdü yerine proje tanıtım formu hazırlanması, işlerin hızlandırılması açısından daha faydalı olacaktır.
- Bu yatırımlar 3305 sayılı eski Karar kapsamındaki mevzuatta da öncelikli, bölgesel veya orta-yüksek teknoloji yatırımlar olarak ortalama 2 ayda yatırım teşvik belgesine bağlanabiliyordu. Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere mevcut durumda çağrı sonrası yatırım teşvik belgesi alınma süresi 8-9 ayı, Ekim 2025’den sonra çağrı açılmadığı dikkate alındığında da 1 yıl ve üzerini bulmaktadır. Bu gecikmelerin önüne geçilebilmesi için
- Çağrılar sürekli olarak açık tutulmalıdır.
- Belirli bir yatırım tutarına kadar kararlar (100 milyon altı olabilir) illerin bağlı olduğu ajanslara bırakılmalıdır. Bu seçenek aşırı yetki transferi olarak değerlendirilirse, bir Bakanlık uzmanı ile ajans birlikte karar vermeli, Komite yüksek tutarlı yatırımlara zaman ayırmalıdır.
- Belir bir tutarın üzerindeki yatırımlarda ise 45 günlük ajans değerlendirmesi yerine ajansların belgelerin tamlığını kontrol etmesi yeterli olmalı, Komite ve Bakanlık uzmanları kararı netleştirmelidir. Mevcut durumda da ajans kararlarının bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
- Ajans tarafından yapılan değerlendirmeler sürekli nitelikte olmalı, örneğin ilk başvuru süresinin bitmesi, tüm şirketlerin fizibilite etütlerini yüklemesi vb. gibi toplu bir zamanlamayla hareket edilmemelidir. Her şirketin başvuru süreci kendi içinde değerlendirilmelidir.
- Komite çalışma süreci mevzuatta yer almakla birlikte, kendisine gelen başvuruları hangi sürede sonuçlandırması gerektiği konusunda bağlayıcı bir hüküm yer almalı, yatırımcı açısından belirsizlik oluşturan bu durum ortadan kaldırılmalıdır.
- Sonuç olarak, yeni başlayan uygulamada yaşanan gecikmelerin önüne geçilebilmesini ve istenen verimin sağlanmasını teminen değişiklikler yapılması gerektiği görülmektedir.






