Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde altın ve gümüş gibi değerli metallerin yükselmesi beklenir. Ancak son dönemde bunun tam tersi bir tablo ortaya çıktı. İktisatçı Mafhi Eğilmez, bu olağan dışı fiyat hareketinin arkasında yatan temel dinamiğin “beklentilerdeki değişim” olduğunu vurguluyor.
Eğilmez’e göre, altın ve gümüş uzun süre yatırımcısına yüksek kazanç sağladıktan sonra klasik piyasa davranışı devreye girdi ve sert bir düzeltme süreci başladı. Ancak bu düşüş yalnızca teknik bir düzeltme değil; aynı zamanda güçlü makroekonomik dinamiklerin yön değiştirmesinin sonucu.
Faiz beklentileri belirleyici oldu
Eğilmez’in analizine göre kritik kırılma noktası faiz beklentilerinde yaşanan dönüşüm. Altın ve gümüş gibi varlıklar faiz getirisi sağlamadığı için, yatırımcılar bu araçlara genellikle düşük faiz ortamında yöneliyor.
Son dönemde ise tablo tersine döndü:
- Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon beklentilerini artırdı
- Artan enflasyon beklentisi, merkez bankalarının faiz indiriminden uzaklaşacağı algısını güçlendirdi
- Hatta gerekirse faiz artışı ihtimali gündeme geldi
Bu gelişmelerin ardından yatırımcılar, getirisi olmayan değerli metallerden çıkarak faiz getirisi sunan araçlara yönelmeye başladı. Eğilmez, altın ve gümüşteki düşüşün temelinde bu beklenti değişiminin yattığını ifade ediyor.
Satış dalgası piyasaya yayıldı
Eğilmez’e göre süreç yalnızca değerli metallerle sınırlı kalmadı. Altın ve gümüşe dayalı:
- Hisse senetlerinde
- Yatırım fonlarında
da ciddi çıkışlar yaşandı.
Bu satışlar iki temel motivasyona dayanıyor:
- Likit kalma isteği
- Portföy tercihlerinin faiz getirili varlıklara kaydırılması
Satışların artması dolara olan talebi de yükseltti. Bu nedenle ABD’nin jeopolitik risklerin içinde yer almasına rağmen dolar diğer para birimlerine karşı değer kazandı. İlk aşamada dolara yönelen yatırımcıların bir bölümü ise daha sonra yükselen faizlerden yararlanmak için tahvillere geçti.
Zincirleme etki: Teminat çağrıları ve kâr satışları
Eğilmez, piyasalardaki düşüşün hızlanmasında teknik faktörlerin de etkili olduğunu belirtiyor. Dalgalı dönemlerde yatırımcılar:
- Zararlarını sınırlamak
- Kaldıraçlı işlemlerde teminat çağrılarını karşılamak
için en hızlı nakde çevrilebilen varlıklarını, yani altın ve gümüşü satıyor.
Bu satışlara, henüz zarar etmemiş yatırımcıların yaptığı kâr realizasyonları da eklenince düşüş ivme kazandı. Küçük yatırımcıların da bu dalgaya katılmasıyla fiyatlar daha hızlı geriledi.
Alışılmışın tersine işleyen mekanizma
Eğilmez’in değerlendirmesine göre bu kez jeopolitik gelişmeler klasik etkiyi yaratmadı. Süreç şu şekilde işledi:
- Orta Doğu’daki gerilim → Petrol fiyatları yükseldi
- Petrol fiyatları → Enflasyon beklentilerini artırdı
- Enflasyon beklentisi → Faiz beklentilerini yukarı çekti
- Faiz beklentisi → Altın ve gümüş fiyatlarını baskıladı
Eğilmez bu ilişkiyi şu şekilde özetliyor:
Petrol ↑ → Enflasyon beklentisi ↑ → Faiz beklentisi ↑ → Altın/Gümüş ↓
“Önemli olan ne olduğu değil, neyin değiştiği”
İktisatçı Mafhi Eğilmez’e göre finansal piyasalarda doğru sorunun “ne oldu?” değil, “ne değişti?” olması gerekiyor. Altın ve gümüşteki son düşüş de tam olarak bu çerçevede, beklentilerdeki değişimin bir sonucu olarak ortaya çıktı.






