Size bir hikâye anlatayım.
Hikâyenin ismi şu: 90 Bin Kredi Aldım, Her şeyimi Geri Verdim!
90 Bin TL ihtiyaç kredisi kullanmak isteyen bir adam banka şubesine gider.
Karşısında hedef baskısından çaresizlik içerisinde çırpınan, 30 ila 40 Bin TL civarında maaş alan bir banka emekçisini bulur.
36 ay vadeli kredi için aylık yüzde 4,56 faiz oranı teklif edilir.
Aylık taksit 6.103 TL’dir.
Adamın 36 ayda bankaya ödeyeceği toplam tutar ise tam tamına 219.702 TL’dir.
Bununla kalsa iyi.
Bankacı emekçi, modern kölelik anlayışıyla kendisine dayatılan satış için adama şöyle der: Sigorta da yapmalıyız!
‘Ama hukuken zorunlu değil. Gerekli mi?’ diye sorar adam.
‘Maalesef şart!’ der bankacı. Kredi onayının buna bağlı olduğunu belirtir.
Ne kadar? 22.000 TL.
Yani neredeyse 4 aylık taksit kadar.
Çaresizdir adam. Geçinmek zorundadır. Kabul eder.
Hikâyenin sonunda adam sigorta dâhil bankaya 241.702 TL ödemekle yükümlü hale gelmiştir.
Yani 90 BİN TL için bankaya bunun 2,5 katını geri ödeyecektir.
Bu anlattığım gerçek.
Yaşandı, yaşanıyor…
Açık şekilde ifade edeyim, bankacılık artık sadece kredi vermek değil, müşteriyi kâr maksimizasyonu için her cepheden kuşatma sanatı haline gelmiştir.
Yani mesele sadece YÜKSEK FAİZ değil.
O zaten yadsınamaz bir gerçek.
Lakin bankaların FAİZ DIŞI GELİR hevesleri artık etik sınırları aşmış vaziyette.
Şunu anlarım…
Adam yaşlıdır veya hastadır veya riskli bir işte çalışıyordur.
Banka adamın hayatını kaybetmesi durumunda alacağını garanti altına almak isteyebilir.
Ancak bunun başkaca yolları var.
Veya RED EDERSİN olur biter.
Dahası, sigortayı gerçekten risk önleme amaçlı yaptırırsın.
Ne demek istiyorum?
Bankalarca kredi onayı için yapılan sigortalarda genellikle bedelin yüzde 40 ila 50’si bankaya kalır.
Yani 22 Bin TL’lik sigortanın yaklaşık 10 Bin TL’si banka için FAİZ DIŞI GELİRDİR!
Hazır muhtaç kişi gelmiş, faiz dışı gelirleri bir güzel sırtına yük edelim demek; açık söyleyeyim SİGORTA EŞKIYALIĞIDIR!
Bu bir satış değil, OLAĞANDIŞI PRİMLE SİGORTA DAYATMAKTIR!
Bari şöyle yapın da olsun bitsin.
Banka: Kredi mi istiyorsun?
Müşteri: Evet.
Banka: Hayat sigortası yapacaksın.
Müşteri: Tamam.
Banka: İşsizlik sigortası yapacaksın.
Müşteri: Tamam.
Banka: Ferdi kaza, hastalık, doğal afet, nazar değmesin, yıldız kaymasın sigortası yapacaksın.
Müşteri: Bence yetmez, hatta köpeğimin boynuna tasma sigortası yapın da rahatlayayım…
Sevgi ve vicdanla kalın…
Prof. Dr. Soner GÖKTEN






