Kendini Kronos sanan yöneticiler
Bankacılıkta pastanın büyük dilimlerini genelde kamu bankaları, sonra da ilk akla gelen özel bankalar alır. Büyük dilim almak için büyük sermayeye ihtiyaç vardır; bankacılıkta en önemli şey sermaye ve sermaye kârlılığıdır. ROE ve ROA, aktif kârlılığını ölçer. Sermaye sahipleri bu iki oranla ilgilenir; diğer rasyolar hep daha sonra gelir. “Ben sermaye koydum, ne kadar kâr ettim?” sorusu, bütün banka yöneticilerinin ceplerinde taşıdığı ve her çeyrekte ölçtüğü oranlardır. Bankacılık oyunları bu oranı tutturmak ve yukarı çekmek içindir.
Banka sermayedarları toplumun en seçkinlerinden oluşur; şaibeden uzak, en büyük sermaye gruplarıdır. Banka sahibi olmak iş hayatında gelinebilecek bir zirvedir.
Pastadan pay almak isteyen yeni sermaye grupları son dönemde birer birer yerlerini almaya başladılar. Zamanında birçok yurt dışı sermaye sektöre girmiş, sonrasında ise çok da memnun kalmadan birer birer sektörden çekilmiştir.
Benim en çok dikkatimi çeken ise, bu kadar hassas dengelerin olduğu bir sektörde nispeten küçük banka diyebileceğimiz bankaların neden yönetici seçimlerini “küçük” yaptığıdır. Rekabetten pay alacaksanız, iyi bir bankanın başarılı bir üst düzeyiyle devam edilmelidir. Bankacılık özel ve seçkin bir meslektir; bu işi marş söyleyerek, horon teperek yapmaya çalışmak en başta sermaye grubuna zarar verir.
Yunan mitolojisinde Kronos’un hikâyesinde olduğu gibi sonuç değişmez; kehanet gerçekleşir. Zeus çıkar, çocuklarını yutan baba Kronos’tan tahtını alır.
Sadece çalışanlara baskı uygulayarak ayakta kalmak isteyen yöneticiler, kaç çalışanı daha işten atarak varlıklarını sürdürebilecekler? Çalışanları yutarak ayakta kalmak isteyen yöneticiler için doğum günü partileri yapılsa da, marşlar yazılsa da sonuç değişmez; sermayedar zarar görür. Büyük beklentilerle aldığınız yöneticileri iyi inceleseniz, aslında anahtarı teslim etmemeniz gerektiğini ve zararın neresinden dönülse kâr olduğunu anlarsınız.
Banka genel müdürleri, bankaların değişmez uzun vadeli programlarını uygulayan çok değerli ve tecrübeli yöneticilerdir. Seçilmiş sermayenin seçilmiş yöneticileridir. Büyük bir bankanın bölge yöneticisi, çoğu zaman orta ölçekli bir bankanın genel müdüründen daha bilgili ve tecrübelidir; emin olun.
Ama kartvizitinizde “Genel Müdür” yazıyorsa ve makam aracınız varsa, kendinizi “Kronos” sanabilirsiniz. Küçük dünyanızda, dünyadan kopuk bir şekilde, çalışanlarınızı işten atarak var olmanın dışında yapabileceğiniz bir şey yoktur. Çünkü bundan beslenirsiniz ve bildiğiniz tek yönetim anlayışı budur. Kısa vadede başarı gibi görünen bu durum, orta vadede daha önce olduğu gibi iş değiştirmek zorunda kalmanızla sonuçlanacaktır.
Siz birkaç büyük maaş almak için bu yorucu tempodan sıyrılmalısınız.
Çok değerli çalışanlar, kendisini Kronos sanan yöneticiler yüzünden sektörden ayrılmak zorunda kalmıştır. Onlar marş söylerken dalga geçmesini bilen çoğunluktur. Şimdi işsizlerdir; sizler onları bilemezsiniz.
Sermayedarlar, kimlerle yola çıktıklarını iyi bilmelidir. Yakında yeni bir yönetici bulmak zorunda kalacaksınız. Bu sektörde sürdürülebilirlik çok önemlidir. Yönetici değiştirmek hem vakit hem nakit kaybettirir; benden söylemesi.
Eski bankamdan bir çalışan arkadaşımla karşılaştım, horon kursuna gidiyormuş. “Ne güzel, hobin olması” dedim ama neden bu kursa gittiğini inanın ne siz bilin ne ben söyleyeyim… Meğer hedef tutmayınca horon oynamak zorunda kalıyorlarmış. Daha neler duyacağız bu sektörde! Eski arkadaşım resmen yalancı olmuş. Böyle bir yönetici, hedef tutmadı diye çalışanlarına horon oynatır mı, lütfen! Hatta eski yöneticisinin, bir bankada genel müdür olduğunu da söyleyerek yalanlarına devam etti. Ben de inanmış gibi yaptım. Böyle şeylerin olmayacağını biliyorum; arkadaşımı bilirim hem abartır hem de yalancıdır. Zeus büyüyor; Kronos’a taşı yutturması yakındır.
Bankacılık seçkin bir meslektir; kanunu bile ayrıdır. Banka çalışanları yetenekli, bilgili ve empati yetenekleri gelişmiş kişilerdir. Sizin seçtiğiniz yöneticiyle uyum sağlanması başarıyı getirir. Bankacılık bir takım işidir.
Kendini Kronos sananlara sesleniyorum: Zeus size taşı yutturacak, benden söylemesi. Sermayedarları uyarıyorum; bankacılık seçkin bir iştir ve seçkin yöneticilerle yapılır.
Sermayenize yazık olmasın…Çalışanlara yazık oluyor…
Ertugrul SADIKOĞLU
[email protected]






